İs Pus ve İki Film (Araf ve Yük) - 1




Uzun bir seyahatten döndüm. Kıta Avrupasının içerlerinde dolandım durdum. eve geldim. bir iki film var çantamda çıkardım. Hava hafif alacaya dönmüş. 

Yorgunluktan başım da müthiş bir ağrı da var. Bir ihlamur mu demlesem diye aklımdan geçirdim ama yorgunluktan onu da yapamadım.

İki tane film dedim ya. İkisinin de isimleri çok ağır düşündüğünde. Birincisi Araf, diğeri ise Yük.

Yavru balık, annesine sormuş: Anne "su nasıl bir şeydir diye? Anne cevap verememiş .Sonra etrafındaki kimse bu soruya cevap veremeyince Anne balık yavrusunun sorusunun cevabını alması için Bilge Balina ya götürmüş. Yavru Balık sorusunu bilgeye de sormuş,  "Su nasıl bir şeydir?" Bilge Baline masum yavrucağa: "Bana sudan başka bir şey göster ben sana suyun nasıl olduğunu anlatıyım" demiş.

İşte Araf tam bu hikayede geçen Balinanın tarif ettiği gibidir.  Araf'ta olmayana Araf, hiç bir şey ifade etmez. Kafasında canlandıramaz. Araf filmindeki karakterler de aynen öyle işte. bir yol üstü mola yerinde çalışan iki genç, bir kamyon şoförü ve gelip geçen taşıtların ortasında bir hayat. 

Murathan Mungan Üç Aynalı Kırk Oda'da marketlerde her gün karşılaştığımız kasiyerlerden bahseder ve her gün karşılaştığımız bu insanları her gün görmemize rağman hiç bir yakınlık kurmadığımızı anlatır. Gözümüzün önündedirler ama bakarız görmeyiz durumu bu an için uygundur.

Başlığa neden İs Pus dedim onun da elbet bir hikayesi var ama gözlerim uykuya yenik düşmek üzere.

Yazmak başka zamana...

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Elia Kazan'ın Taşra İzlenimleri ve Yumurta

Hiçbir Gece (1989)