Kayıtlar

Ahlat Ağacı (2018) - Taşrayı Taşrada Kaybetmek

Resim
Öğlene yakın bir vakitte ücra bir sinemada birkaç kişiyle birlikte izledim Nuri Bilge Ceylan sinemasının son örneği olan filmi Ahlat Ağacı’nı.
Babasının borçları ile yüzleşmek zorunda kalan ve döndüğü taşrada bir kitap bastırma hayali peşinde olan yeni üniversiteden mezun olmuş bir gencin(Sinan) yaşadıkları.bir çok yayın organında ve filmin resmi sitesindeki öyküsünde konusundan genel olarak bu şekilde bahsediliyordu. (tam olarak benim cümlelerim gibi olmasa da)
Film, bir camın ardında çayını hızlı bir şekilde içip bitirmeye çalışan bir genç sahnesiyle açılmakta. Çayını içer, çayın parasını masanın üzerine bırakır ve kadrajdan çıkar.
Sonra Çanakkale’nin bir kaç temel değerinden biri olan Truva atının önünden geçerek ilçe minibüslerinin bulunduğu garaja gider.
Film başlamıştır. Çanakkale’den çıkan otobüs bir ilçe merkezine doğru ilerlemektedir ve biz bunu yukarıdan açık ve seçik bir şekilde görürüz. O andan itibaren Nuri Bilge Ceylan Sineması’nda hep bir yere oturtulan kentlerden ka…

NBC'den Ahlat Ağacına Dair...

Resim
Nuri Bilge Ceylan Cannes'da büyük övgü alan filmi Ahlat Ağacı ile ilgili olarak Milliyet gazetesinde bir söyleşi gerçekleştirmiş. Bu söyleşiden satır başlarını kendime göre kategorize ederek sizlerle paylaşıyorum.

Ahlat Ağacı'na yüklediği anlam

Ahlat ağacı yalnız, garip, sahipsiz bir ağaçtır. Öksüz bir çocuk gibi öyle kendiliğinden biter bir yerlerde. Çorak yamaçlarda, taşlı tepelerde bile dünyaya gelse, tutunur hayata kene gibi, bırakmaz, kimsesiz bir sokak çocuğu gibi ekmeğini taştan çıkarmasını bilir... Ahlat gerçekten de yamuk yumuk, şekilsiz, her an kavgaya tutuşuverecek gibi sinirli bir hali olan kara kuru bir ağaçtır.
Doğu Demirkol'un başrol oyuncusu olarak seçilmesi
Doğu’yu ilk kez Doğu Yücel’in Facebook’ta paylaştığı bir video ile fark ettim. Bir TV programında yaptığı kısa bir stand-up gösterisiydi. İlgimi çekince biraz daha araştırdıktan sonra, başka birçoğu gibi teste çağırdım. Sonra bir kez daha, sonra bir daha. Tipi, hayalimde canlandırdığımdan epey farklıydı ama…

Ahlat Ağacı'nın Fragmanı Yayınlandı

Resim

The Affair (2014-2017)

Resim
Cennetin varlığına inanıyor musunuz Dr. Henry?

Hayır, inanmıyorum.

Öyleyse onu bir daha göremeyeceğim.

Benim neye inandığımın bir önemi yok. 

Sen neye inanıyorsun Alison?

Ben cehenneme inanıyorum.

Apple Tree Yard (2017)

Resim
Keşke herkes hikayesine sadık kalsa. Ama en güvendiğiniz bile bazen o hikayeyi çarpıtıyor; saklıyor ve yok ediyor.

Günün birinde tüm hikayeler ortaya dökülünce yine en iyi yol "doğruyu söylemek"

Not: Emily Watson yine Dalgaları Aşmak'ta aklımda kalan kırılgan, masum kız.

NBC'nin Son Filmi: Ahlat Ağacı

Resim
Nuri Bilge Ceylan’ın son filmi ile ilgili bilgiler kendi sitesinden yayınlandı. Filmin konusu yine taşra ve taşraya dair bildik sorunların büyük yönetmenin gözüyle nasıl göründüğü.
Ülkenin biricik ve tek sorunu belki de taşra. Hatta taşra o kadar yayılmış ki kentlerimizi de taşraya çevirmişiz. Kentlerin taşralaşması sorunları daha da büyütürken cahilliğin sürdürülmesine neden olmakta.
Filmin konusunu Nuri Bilge Ceylan’ın sitesinden aynen alıntılıyorum.
Bazıları için taşra, tüm umutların eninde sonunda yalnızlıkla kesiştiği bir sürgün yeridir. Tıpkı babaların ve oğulların kesişen kaderleri gibi, tüm umutların, hayallerin, çaresizlikle kesiştiği hudutsuz bir sürgün yeri…
Filmde benim için en büyük sürpriz Aydın Doğu Demirkol oldu. Uzun zamandır standup gösterileri yapan bu genç yeteneğin bu yıl bir Ali Atay filminde oynadığını görmüş ve sevinmiştim. Umarım sinema yolculuğu daha da uzun olur.
Filmin bu yıl ki başka bir sürprizi ise Cannes’da yarışacak filmler arasına sonradan dahil edilmesi.…

Rüyalarımda hala İpek var...

Resim
Ciddiye alıyorum anne alıyorum niye almayım
Ama ciddiye aldığım başka şeylerde var
Rüyalarım…
Rüyalarım da hala İpek var.
Bana bakıyor…
Konuşmuyor…
Çünkü kanı hala yerde…
O hesap kapanmadı
Size yalan söylemeyeceğim.
Eğer böyle bir fırsat elime geçerse şükredip çatışacağım
Belki yanlış…
Belki bırakmak lazım nefreti
Ben o nefret sayesinde ayakta kalıyorum




Geliyorum...

Ne kadar özlediğimi acı çektiğimi bir bilsen

O kadar yorgunum ki...

Keşke sen değil ben ölseydim demekten...

Seni öldürenlerden nefret etmekten...

Nefretimden başka ne kaldı ki İpek

ve  bunla savaşımdan

Onlar için...

Dostlarım için...

Nasıl da korkuyorlar bir kardeş daha kaybetmekten 

Birini daha uğurlamaktan...

Peki tamam daha değil...

Belki bir gece...

Ama bu gece değil...



...