Kayıtlar

Ağustos, 2011 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

Yağmur

Resim
Uzaktatepelerin ardında bir yağmur yağıyor ve ben o yağmuru hissediyorum. Burnuma bir iki damla üşüşüyor. Gözlerimde hafiften bir ışıltı. Dudaklarım yayılıveriyor yanaklarıma doğru.Kabullen artık ben o yağmuru hissediyorum.Toz bulutunu görebiliyorum. Önümde çırpınan dal parçaları, yapraklar…Yağmur ne güzel de yağıyordur diyorum.Ne güzelde yağıyorsunYağmur.

Karnım Acıkmıştı (Bölüm 2)

Resim
Hikayenin Başı (Bölüm 1)O an durdum. Açıkçası korktum diyelim. Sürekli ekmek almak için uğradığım bu bakkal ilk kez bu kadar korkunç göründü gözüme.Buzdolabının arkasına doğru hafifçe ilerledim. Kafamı kaldırıp dolabın üstüne baktığımda bakkalın oğlu Haşim’i gördüm. Haşim’e seslenince zaten yerde başını tutmaya çalışarak kalkmaya çalıştığından korktu. İki sandalyeyi birleştirip sobanın yanında uyuklarken aniden yere kapaklanmış. ‘Abi, korkuttun beni’ dedi. ‘korkmak iyidir’ dedim. ‘aklını başına getirir insanın’‘Akıl mı var abi zaten ben de ‘ dedi.Babasını sordum. Bu saatte genelde Haşim dükkânda durmazdı pek. 15-16 yaşlarında bir çocuk Haşim. Esmer kıvırcık saçlı. Okumamış, okula gitmemiş. Babası: ‘Bakkalda ara sıra durdurdum paranın tadını alınca okumadı’ derdi.Orta sondan terk edince eğitimini babası bari meslek öğrensin diye aşağı cadde de bir lokantaya verdi bu Haşim’i. Lokanta dediğimizde işte on metre bir yer. İki masa var bir yerde kuru, pilav, kavurma, patlıcan kebap, camekânı…