Kayıtlar

Temmuz, 2008 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

Derviş Zaim ve Sineması

Resim
Derviş Zaim ilk filmi "Tabutta Rövaşata" ile sıkı bir giriş yapmıştı dünyamıza. Kendi halinde bir başına dolaşan araba çalıp geceleri içinde uyuyan, anı yaşayıp gerisini düşünmeyen ve en sonunda rumelihisarından tavuskuşu bile çalıp onları da çaldığı arabayla dolaştıran Mahsun'un hikayesini anlatmıştı Zaim. Metropolün içinde evsizlik, ısınamamak ve tutunamamak üzerine etkileyici bir filmdi. Bu filmin özellikle müzikleri her daim dinlenebilir bir kalitede. Baba Zula ve Yansımalar'ın yaptığı müzikler görüntülerle çok iyi örtüşüyordu. Zaim'in bu filmle yaptığı en büyük katkı tabii ki Ahmet Uğurlu'nun oyunculuğu olsa gerek. Bu kadar yetenekli ve etkileyici bir oyuncunun değerlendirilememesi sinemamız için bir kayıptı ve Zaim sayesinde Uğurlu tüm dünyaca tanındı. Yanılmıyorsam Kanada'da bir festivalden en iyi Erkek Oyuncu ödülü bile aldı.



Derviş Zaim, ikinci filmi Filler ve Çimen de izleyiciyi kontrpiyede bıraktı. Zaim, yine kaybedenleri ve tutunamayanları anla…

İki Çizgi'nin prömiyeri Venedik'te

Resim
Maltepe Üniversitesi İletişim Fakültesinde yarı zamanlı öğretim görevlisi olarak çalışan Selim Evci'nin ilk uzun metrajlı filmi İki Çizgi Venedik Film Festivali'nin International Critics’ Week bölümünde izleyiciyle ilk kez buluşacak.

Filmin Konusu:
Metropolde başlayan ve dramatik bir yol hikayesine dönüşen filmde kadın ve erkeğin kendi çizgilerinde taşıdıkları kimlikler üzerinde duruluyor. İş kadını olan Selin, kendisinden yaşça küçük, fotoğrafçı sevgilisi Mert ile birlikte yaşamaktadır. Yaz dönemidir ve arabalarıyla güneye gitmeye karar verirler. Uzun bir yolculuk onları bekler.


Yönetmen Yorumu: İKİ ÇİZGİ, doğru ya da yanlış diye işaret etmeden veya çözüm önermeden, günümüz modern kadın ve erkeğine ayna tutmaya çalışan bir ilk film.

Semih Kaplanoğlu'nun Süt'ü Altın Aslan için yarışacak.

Resim
Venedik Film Festivali'ni Manchevski'nin "Before the Rain" filmi Altın Aslan aldığından beri takip etmeye çalışırım. Açıkçası Cannes'dan da daha tutarlı bulurum. Çünkü Cannes biraz politiktir. Amerika'ya özellikle çakan filmlere hemen yollayıverir ödülleri. Bu yıl bizim için sürpriz ve güzel bir festival olacak. Başından sonuna kadar Venedik Film Festivalini takip edeceğiz. Bunun sebebi de Semih Kaplanoğlu'nun "Yusuf Üçlemesi" olarak çektiği filmlerin ikincisi Süt bu yıl Altın Aslan için yarışacak filmler arasında.
Açıkçası Semih Kaplanoğlu'nun bu kadar hızlı ilerlemesinden ve uluslararası tanınmasından memnunum. Eğer tahminlerimde yanılmazsam Bal ile de Altın Palmiye alması da olası.
Ben buraya not düşeyim de. Hatırlatmadı demeyin...