Kayıtlar

Aralık, 2017 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

Martha Brooks'a Dair...

Resim
Uzun bir yola çıkıyorlar. Chip, Martha ve Eddie. Nereye gittiklerini bir tek Eddie biliyor. Bir yerde kalmaları gerekiyor. Tavşan kızartacaklar. Kumların üzerinde uyuyacaklar. Galiba Nevada kalacakları yer. 
Ateşin başında tavşanlar kızarırken Martha hadi birbirimizi daha yakından tanıyalım diyor ve Eddie'ye kendinden bahsetmesini istiyor. Eddie, Ben kovboyum ve Chip'te aşık bir palyaço diyor. Asıl sen kimsin diye bir soru yöneltiyor Martha'ya.  
Martha önce şaşırıyor. Belki de ilk kez böyle bir soruyla karşılaşıyor. Ben normal biriyim diyor. 
Eddie hayır sen normal biri değilsin diye yanıtlıyor. Normal biri olsaydın şimdi burada ben ve Chip'le beraber kumların üzerinde olmazdın.

Chip Baskets'a Dair...

Resim
Annesi anlatıyor: Babası öldükten sonra iyice içine kapandı. İkizi bunu kolay atlatırken Chip atlatamadı. bir gün okuldan döndükten sonra kendi başına jonglörlüğü öğrendiğini söyledi. bunun kendine iyi geldiğini anlayınca serbest bıraktım. sevdiği şeylerin peşinden gitti.
Chip'in bütün hayat hikayesinin özeti bu aslında. her palyaçonun ardında bıraktığı büyük dram. bu adamın palyaçoluğu seçmesinde temel neden. belki de bunu hiçbir zaman tam olarak anlayamayacağız. kaba saba tek başına özgür haller takınırken birden dünyanın en naif adamı ile muhatap olduğunuz gerçeği ile karşılaşma gibi Chip'le tanışmak.
Kendine iyi gelen bir şeyleri kendine iyi gelen şehir Paris'te arayıp bulmak... ve orada aşık olmak ama aşık olduğu insanın ilgisini ve çekememek yakınına ulaşamamak. sonrasında ise gün batınca bir boğanın sana çarpmasını bekleyerek insanları eğlendirmek.
Chip Baskets büyük bir adam ancak o da bilmiyor ne büyük bir yüreğe sahip olduğunu. Bocalayıp duruyor. bir gün muhakka…

Forbrydelsen

Resim
Herkes bir şeyler yazmış olmalı bu diziyle ilgili. En çok ilgi çeken polisiye yapımlardan biri olmuş belli ki. Ben biraz farklı konulara değinmek istiyorum. Modern batı toplumlarında kurulan yapılarda insan unsurunun değeri pek fark etmiyor bunu daha iyi hissediyorsunuz bu filmde. Demek istediğim insan unsuru insan hakları o toplumların en mühim kaynağı aslında ama kurulan sistemler insan kaynağında herhangi bir değişiklik yaptığınızda dikkate dahi alınmayacak sapmalar gösteriyor.  Bürokratik yapı içerisinde yer alan bir insan yaptığı işi önceleyerek tüm başka yaşam alanlarını ikinci plana atabiliyor. Basit problemlerin çözülmesi bile onlar için gecelerce uykusuz kalabilmek için yeterli bir neden. Böyle olunca da kurulan sistem kusursuz işliyor.
Fakat burada başka bir problem ortaya çıkıyor. Kusursuz sistem içerisinde insani zaaf ve kusurlar kimse tarafından affedilmiyor. Ya çarkın içinde tüm bu prensipleri kabul ederek var olacaksınız ya da dışarıya itileceksiniz. Dışarıya itilince…