Adam ve Kadın ve Sükut-1


Adam kadını bekledi rıhtımda. Uzun uzun baktı martılara, çocuklara ve bulutlara. Bir elini cebine attı. Kafasını öne eğdi ve hafif ıslak kaldırımlara daldı bakışları.

Vapur, uzaktan göründü. Adamın kalp atışları hızlandı. Kadını ilk kez görmenin heyecanıydı bu. Vapuru görmemek için denize ve rıhtıma arkasını döndü. Elinde hiçbir şey yoktu. Belki bir buket çiçek iyi olabilir diye geçirdi içinden.

Gözleri ile çiçekçi aradı. Sağa sola bakındı. Uzakta kırmızı ışıkların yanında bir çiçekçi gözüne ilişti. Koşar adım ilerledi. Sarı papatyalardan bir buket yaptırdı. Tekrar gerisin geri vapurun yanaşacağı rıhtıma döndü.

Soluk soluğa kalmıştı. Sağ elini yüreğine götürdü. Avuç içiyle kalp atışlarını dinledi birkaç saniye. Vapur rıhtıma yanaştı ve büyük bir insan kalabalığı hızla ilerlemeye başladı. Kadını gördü uzaktan. Kırmızı şapkasını, kırmızı elbisesini ve kırmızı ayakkabılarını ta uzaktan seçebiliyordu.

Kadın geldi adama sarıldı. Konuşmadı ama. Uzun uzun sarıldı. Adam kadının kokusunu içine çekti. Fesleğen kokusu gibi geldi kadının kokusu. Bir sabah uyandığından mutfak penceresinde duran ve avuçlarına aldığında eline geçen o derin koku. Adam gözlerini kapattı. Kadın, ellerini daha bir sıkı kavuşturdu adamın omuzlarına.

Sonra elele tutuştular ve yürümeye başladılar. Adam yürürken uzattı bir buket sarı papatyayı. Kadın sadece gülümsedi. Ama gözlerinin içinde kahkahalar vardı.

Devam Edecek…

Yorumlar

beenmaya dedi ki…
konuşmayan, ses, söz olmayan ama konuşmadan anlatan bir öykü gibi...
Ceren dedi ki…
çok güzel ama kadın da konuşmalıydı bence, sözle olmasa da gözleriyle bir şeyle söylemeliydi sadece kuru kuru gülmek yerine. kadını sığılaştırmış...