Ağlayabilseydiniz...


Sevgili Yıldıray Oğur yazınca Necip Fazıl'ın aynı adlı eserinden beyaz perdeye uyarlanan Mesut Uçakan'ın bana göre en iyi filmi Reis Bey tekrar canlandı gözümün önünde.


Onun mahkeme heyetine karşı yaptığı nefis tiradı aşağıya alıyorum. Film ile ilgili değerlendirmeleri daha sonra yazacağım. Öncelikle tekrar bir daha seyretmeliyim.

...

“Ben diyorum ki; her fert başucuna, ‘Suçlu benim! Herkes suçsuz!’ levhasını asmalıdır! Ben diyorum ki; yegâne kurtuluşumuz, herkesin herkesi affetmesindedir! Daha ötesi kanunların sorumluluğuna girer. Ama görüyorum ki anlatamıyorum... Hissediyorum ama anlatamıyorum! Çocuk ‘Ağlayabilseydiniz anlayabilirdiniz!’ dedi. Ağladıkça anlıyorum. Ağladıkça anlıyorum!

Artık bütün mantık hesaplarımı kaybettim! Hem de öylesine kaybettim ki, Amerika’da bir cinayet işlense de dünya çapında bir ses sorsa, ‘Katil kim?’... ‘Benim!’ diye haykırabilirim!

Soğuk kış geceleri köprü altında yatan çocukların vebali benim boynumda!

Ben ne yaptım! Uykuda, baygınlıkta, annemin karnında, babamın kanında hangi cinayeti işledim! Hangi mukaddesi kirlettim ki, kendimi gelmiş gelecek bütün fenalıkların tek sorumlusu biliyorum! Dışımda ne arıyorlar! İçime doğru suçluyum ben! Bir de kalkmış, belki kendimden birine, ondan öbürüne geçer, bir merhamet yangını çıkar, bütün ülkeyi sarar diye tımarhanelik bir hayalin peşine düşmüş gidiyorum...”

Yorumlar

Biblio dedi ki…
Reis Bey'i bir müsamere dahilinde, amatör öğrencilerin sahnelemesiyle izlemiştim. O kadar iyi bir performanstı ki, ellerimiz patlayana kadar alkışlamıştık. Asılda eser çok etkileyici elbette.
kebeci dedi ki…
merak ettim...