Paranormal Activity (2007)

Kendi yaşadığımız toplumun korkuları bize sirayet ediyor ve bu korkuların daha ileri boyutta yenilerini üretiyoruz. Sonuçta yaşamımız boyunca ardımıza takılan paranoyalar peşimizi bırakmamış oluyor.
Korku sineması da bizim korkularımızda beslenmiş bir sinema dalı. Bizim korkularımızın bir değer ifade etmesi bizi yepyeni korkuların kucağına atıyor. Korkularımız başkalarını korkutuyor ve sonra yepyeni korkular istiyoruz. Önceleri daha çok kan ve vahşet üzerine ilerlemiş korku sineması artık paranoyalar, halüsinasyonlar ve düşlerimizin paralelinde ilerliyor.
Filmimiz, yönetmenin kendi evinde çektiği ve çok az bir maliyetle karşıladığı korku filmi. Paranormal aktiviteleri mercek altına alıp basit bir yöntemle izleyicinin beyninde gerçek metaforu oluşturup buradan ilerleyerek bir korku atmosferi oluşturmaya çabalıyor.
Bir erkek elinde amatör bir kamera ile sevgilisini karşılıyor ve sevgilisinin korkularıyla yüzleşebilmesi için gece yatak odasının görüntülerini kaydetmeyi ve ‘bak işte hiçbir şey olmuyor; problem senin kafanda’ demeyi istiyor. Fakat gün geçtikçe kendisi de bu girdabın içine giriyor ve sonunda kabakta onun başına patlıyor.
Filmin yapımı ve çekimleri inanılmaz az bir maliyetle kotarılmış. Yönetmenin bu başarısı birilerinin ilgisini çekmiş olacak ki hemen ikinci film için ciddi bütçeler de ayrılmış. Açıkçası bu tarz miminal ve çok az bütçeyle oluşturulup tüm dünyaya pazarlanan filmleri seviyorum ancak korku filmlerine çok fazla itibar etmediğimden dolayı sinema salonundan ‘eşikte kalma’ duygusuyla ayrıldım.
Umarım yeni filmi çekecek olan Testere’nin yönetmeninden etkilenip seriyi 6 ya kadar sürdürmezler…
Yorumlar
Ancak,bedensiz varlıklarla insanın irkilmesinden yararlanarak bütçe yapan filmleri hoş bulmuyorum.