Gezgin ve Süt



Fırtınanın etkisiyle iri dallarından biri budağından yarılmış ve yere eğilmiş olan çam ağacının yanına gitti. Geniş, iri gövdesi ıslanmış, yağmurdan biraz daha şişmişti. Dibi biraz kuruydu. Eğildi ve yüzeydeki çerçöpü temizledi, toprağa kadar indi.

Toprak nemliydi. Pis bir koku çarptı. 'Aman Allahım bu da ne?' diye söylendi. Islak toprağı eşeledikte küçük, tuhaf bir şey çıkıyordu. Kokusu dayanılmaz bir şeydi bu. Ne olduğunu anlayamadığı, bir kokarcadan beter kokan şeyi eline aldı ve genzini yakan pis kokusuna rağmen göğsüne yakın tutarak çıktı koruluktan.

İşbiliyye'deki ikinci hocasının dergahına gitti. Söyleşiyorlardı. Çok sayıda mürid, şeyhin çevresinde halkalanmış, sessiz, kendinden geçmiş bir haldeydi. Şeyh, güçsüz ama bir o kadar insanın gönlüne işleyen giz dolu bir sesle noktadan söz ediyordu. Dilinden düşen son cümle, 'nokta herşeyin özüdür' oldu.

Girdi içeri ve eşiğe oturdu. Elindeki o tuhaf şeyin kokusu kısa sürede doldu içeri. Herkesin genzini yakan bu iğrenç koku, şeyhin de dikkatini dağıtmasına neden oldu. Eski müritlerden biri, Gezgin'in elindeki şeye bakarak, 'kardeşim nedir bu?' diye sordu. 'Bilmiyorum' dedi, 'korulukta buldum.' 'Peki niçin taşıyorsun elinde? Neden buraya getirdin?'

Mürit şeyhe bakarak sustu. Şeyh, genzini yakan kokunun çehresine oluşturduğu ekşiliği biraz giderdikten sonra, 'bize bir açıklama borçlusun' dedi. Gezgin susuyordu. Diğeri kadar eski olan bir başka mürit, dayanamayıp söze karıştı, 'efendim sanırım manevi çabalarının bir parçası olarak bunu yapıyor.'

Şeyh konuşan müride bakmaksızın, gözleri sürekli Gezgin'de olduğu halde, 'kendisine soralım' dedi.

Gezgin, 'yanıldın dostum' dedi müride, 'bu sandığın gibi bir çaba değil. Korulukta buldum onu. Ve kendi kendime şöyle dedim: Madem Allah böylesi pis kokulu bir şeyi yaratmaktan çekinmemiş, ben niçin taşımaktan çekineyim ki.'

Gezgin-Sadık Yalsızuçanlar-Timaş Yayınları

Süt-Yönetmen: Semih Kaplanoğlu

Yorumlar

bahar gelsin dedi ki…
kitabı daha önce hiç okumamış gibiyim 40 sayfa okudum başım döndü hal bana dokundu ders çalışmam lazım dağılmamam ama gezgin beni bayağı dağatacak:))

Bu blogdaki popüler yayınlar

Elia Kazan'ın Taşra İzlenimleri ve Yumurta

Hiçbir Gece (1989)