Sons of the Conquerors-Evlad-ı Fatihan


Savunduğum tez, Türkîlerin artık Avrupa ve Orta Asya’nın kenarında kalmış, Çin ve Rusya tarafından ezilmiş bir halk veya Avrupa ile ABD’nin kolay yutulur bir lokma olarak gördüğü uzak müttefikler olarak algılanamayacağı.

Gazeteci Hugh Pope, kitabın giriş kısmında böyle diyerek araştırmasını bizlere sunuyor. Doğu Türkistan’ın özgürlük mücadelesinin bayrak ismi İsa Yusuf Alptekin’le tanışması sonrasında burada yaşayan Uygurlarında Türk asıllı olmalarını öğrenmesi bu araştırmanın en önemli başlama sebebi olmuş.

O dönemde 87 yaşında olan uzun boylu, ağırbaşlı Alptekin, 40 yıl kadar önce Sincan bölgesindeki Türkî milliyetçi ayaklanmaya önderlik etmişti. Kurduğu Doğu Türkistan Cumhuriyeti’nin ömrü sadece 14 ay oldu. Gözleri neredeyse görmeyen bu ihtiyar beyefendi beni sadece zarif tavırları ve keskin zekâsıyla değil, kullandığı eski moda dille de etkilemişti.

Burada konuştuğu Alptekin ve onun mücadelesinden etkilenen Pope, Türk dünyası üzerinde gazeteci kimliğini de kullanarak kapsamlı bir araştırmaya girişiyor. SSCB’nin dağılması ile bağımsızlıklarını kazanarak yeraltı zenginliklerinin de ortaya koyduğu güçle dünya sahnesinde yeniden öne çıkmaya çalışan bu Türkî devletler ve halklar ile ilgili ayrıntılı ve bugüne ışık tutan önemli bilgiler de veriyor.

Dört bölüm ve 27 alt başlıktan oluşan bu kitabın şu anda satılabilir bir baskısı olduğunu sanmıyorum. Daha önce Vatan Kitap tarafından basılan bu kitabın yeni baskısının tekrar yapılabilmesini umuyorum.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Elia Kazan'ın Taşra İzlenimleri ve Yumurta

Hiçbir Gece (1989)