Çakmaklı'nın Ardından...


Yücel Çakmaklı ile ilgili vefatı sonrası hep bir şeyler yazmak istedim. Bu toprağın değerleri ile ilgili bir şeyler üretip izleyicinin yüreğinde önemli yer edinmiş bu önemli rejisörün yaptıkları zaten eserleriyle apaçık ortada.

Onun özellikle TRT döneminde yaptığı Küçük Ağa ve Kuruluş çok önemli televizyon dizileridir.

Kuruluş’ta Osman Gazi’nin Malhun Hatun’la evlenebilmek için sık sık Edebali’nin kapısına gitmesi ve her defasında geri gönderilmesi çok güzel bir şekilde betimlenir. Osman Gazi sebeb-i hikmetini anlayamadığı bu durumu kabullenmek istemez ilk zamanlarda sinirlenir, sabrı taşar.

Bir gece bir rüya görür. Rüyasında gördüğü hadise üzerine son kez Edebali’nin dizinin dibine çöker. Bazen öfkelenerek bazen usulca kızıyla evlenmesi gerektiğini anlatır.

Sonrası ise malum… Çakmaklı’nın bu sahnelerde ki başarısı unutulmaz derecede iyidir. Özellikle tekrar seyredilmelidir…

Çakmaklı ile ilgili son bir anekdot ise en genç TBMM Başkanlığı yapmış iyi siyasetçilerimizden Ferruh Bozbeyli’nin hatıratında geçmektedir. Fatih Medreselerinde kalmakta olan fakir ve başarılı gençlerin arasına bir gün sinema meraklısı bir genç gelir.

Bozbeyli’nin naklettiğine göre bavulunda artistlerin resimleri bulunmaktadır. Basın/Yayın okumak gayesiyle memleketinden İstanbul’a gelen bu genci diğer öğrenciler ilk başlarda garipserler. Çünkü bu genç boş zamanlarında film setlerini takip etmekte ve ünlü oyunculardan imza istemektedir. Bozbeyli, bu gence ‘neden bu işlerle uğraşıyorsun?’ dediğinde; ‘Ağabey biz de kendi sinema anlayışımızı oluşturmalıyız’ kabilinde bir cevap alır.

Yine Bozbeyli’nin anlattığı Çakmaklı ve arkadaşlarının Necip Fazıl ziyaretini ise kitaptan okumanızı öneriririm…

Yorumlar

Emine Albayrak dedi ki…
Bu yorum yazar tarafından silindi.

Bu blogdaki popüler yayınlar

Elia Kazan'ın Taşra İzlenimleri ve Yumurta

Hiçbir Gece (1989)