Taşrada Çocuk(luk) Dertleri-2


Taşrada çocukların dertleri var. Onlar bu dertlerini kuytu köşelerde yalnız kendi kalplerine açıyorlar. Kendi kalpleriyle paylaşırlarken dertlerini yanlarında sadece ağaç, su ve gökyüzü var. Çocuklar en çok büyümekten korkuyorlar. Küçükken bu kadar dert varsa büyüdüklerinde bu dertlerin kendilerini yıkıp alaşağı edeceğinden korkuyorlar.

Çocuklar korktukça büyüyorlar.

Mayıs Sıkıntısı’nın dokuz yaşındaki Ali’sinin filmin ismindeki gibi esas sıkıntısı müzikli bir kol saatine sahip olmaktır. Filmin kahramanı olan yönetmen Muzaffer’in annesi aynı zamanda Ali’nin halasıdır. Hala, hem ona bir sorumluluk duygusu aşılama hem de bir emek harcayarak saat alabilmesi için kırk gün boyunca cebinde bir yumurtayı kırmadan taşımasını nasihat eder. Ali, cebinde yumurtayı kırk gün boyunca taşıyacak, halası babasını bak oğlun artık sorumluluk sahibi ve büyüdü diyecek ve müzikli saat alınacaktır.

Arada sırada kent görmüş yönetmen Muzaffer, Ali’nin aklını çelip hileye başvurmasını istese de o bunu ‘hilelik’ olarak görecek ve teklifi reddedecektir. Fakat Ali, her ne kadar hileliğe başvurmak istemese de nenesinin domateslerini taşırken yumurtayı da kıracak ve bu yola mecburen sapacaktır.

Ali’nin müzikli saat sıkıntısının üstüne hem kırık yumurtanın yerine ne koyacağının sıkıntısı hem de yalan söylemenin verdiği ağırlık binecektir. Ali, bir kümesten cebi için uygun bir yumurta bulacak ancak belki de kuytu ve ıssız köşelerde bir sıkıntının çözülmesi üzerine binen birçok dert onu rahatsız edecektir.

Filmin sonlarına doğru Ali, hem bir film çekiminin içerisinde kendisini bulacak ve müzikli saat olmasa bile müzikli çakmakla avunmaya çalışacaktır. Müzikliği çakmağı ona veren Muzaffer’in asistanlığını yapan gizemli ve ‘sadık’ karakter Sadık’tır.

Film çekimi biter. Ali, tam seher vaktinde halasının dizlerinin dibine uyuyakalır.

Çocuktur işte; bütün dertler bir uykuyla nihayete erer…

Devam edecek...

Yorumlar