Hazan Mevsimi-Bir Panayır Hikayesi (2007)

Aslında güzel bir film konusu olabilecek bir durum var ortada. Taşralı bir genç ile yazın sonuna doğru kurulan panayırın genç şarkıcısı arasında başlayan bir aşk ve toplumun kabullenememesi ile panayır sahibinin elindeki sermayeyi kaptırmak istememesi üzerine ortaya çıkacak gerilim üzerinden devam edebilecek bir hikâye.

Bir kere taşranın mevsimlik eğlencelerinden biridir panayırlar. Özellikle ülkemiz gibi tarıma dayalı bir gelirle döndürülen hanelere sahip taşrada, panayır harman sonrasında özellikle çocukların en önemli eğlencesidir. Televizyonun olmadığı zamanlarda panayır taşranın yazlarını şenlendirir.
Şimdilerde televizyon ve internetin hayatımızın orta yerine yerleşmesiyle hem taşralı hem de şehirli çocukların hayatında panayır diye bir kelimenin karşılığı yok artık. Çocuklar ekran başlarında daha hızlı ve daha kırıcı eğlenceliklerle vakit dolduruyorlar.

Filmimize dönersek; bir yol inşaatında greyder operatörü olarak çalışan genç bir taşralı ile panayıra gelen ama bu hayattan hiçte memnun olmayan güzel şarkıcı kızımızın “nasıl oldu da birden aşık oldular?” sorusunun cevabını vermeden birbirlerine tutulmaları filmin sonuna kadar havada asılı duruyor.

Yönetmenin daha önce Nuri Bilge Ceylan’la yapmış olduğu çalışmalar ve taşra ile panayır kavramını temel alarak çekilen bir filmden daha fazla artılar bekliyor insan. Olmuyor.
Bir yol işçisinin buhranları, taşra yaşamının onun üzerinde kurduğu baskılar ve kadınlara duyduğu yakınlığın derecesini anlayamadan panayıra yolu düşüyor kızı görüyor hemencecik aklına düşüyor. Kızın da panayır ortamlarından kurtulmak için meyli olduğundan ateş bacayı sarıyor.

İlk kurmaca filmi olması dolayısıyla iyi niyetine güvenerek yönetmenin bir kaç filmini daha görmenin önemli olduğunu düşünüyorum. Umarım daha derinlikli taşra karakterleriyle bizleri tanıştırır.




Yorumlar