Bizansiyya üzerine notlar...



Otobiyografik roman tanımlamasının tam oturacağı bir kitap dersek çok önemli bir şey söylemiş olmam çünkü Lale Müldür'de tam bundan bahsediyor.

Yıllar önce kaleme aldığı günlükleri ile çekmecesinin bir kenarında duran roman projesi birleşiyor ve ortaya yarı otobiyografik bu roman çıkıyor.

Mesela bir yerlerde ileriki hayatı ile ilgili önemli bir hedef koyuyor.

‘On dokuz yaşındayım, üstümde mini etekli bir elbise var, saçlarım uzun ve siyah. Yanımda bana her türlü kapıyı açabilecek kadar ayrıcalıklı bir Amerikan diploması ve kafamda sadece iki şey var: şiir ve onun gibi biri’

Daha sonraki satırlarda ‘şiir ve onun gibi biri’ her daim karşımıza çıkacak ve onun yaşamının yönlendirilmesinde en önemli iki temel yükselme tahtası olacaktır.

Öncelikle, kitabın ismini çözümlememize fırsat vermeden kendisi tanımlıyor.

‘Bizansiyya, Bizans’la Konstantiniyye’nin birleşiminin adı.'

Müldür kimi zaman yemek tarifleri notlarını bizimle paylaşıyor kimi zamansa kendi hayatından önemli ayrıntıları belleğimize açıyor.

Not: Bu kitapla ilgili olarak daha sonra filmde bahsi geçen filmler ve müziklerin bir listesi çıkarılacaktır.

Daha sonra ise Müldür’ün satır aralarındaki aforizmaları kategorize edilebilirse kategorik bir şekilde yoksa rastgele okuyucuya sunulacaktır.

Yorumlar