Uzun Paltolu Adam



Her sabah o köşede bekliyor. Elinde yarısını tükettiği bir sigara. Uzun paltosunun içerisine gömülmüş bir bedenin üstünden filiz veriyor küçücük kafası. Saçları yaz-kış briyantinli. Suratında hep bir sinirli ruh hali.

Bana hep ölüyormuş gibi geliyor.

O sabah yine o köşesinde. Kaybedilmişliğin, kırılmışlığın ve umursamazlığın köşesinde öylece duruyor. Suratında kirlenmiş sakalları. Saçları bu sefer belki limon suyuyla yapıştırılmış.

Yanından insanlar, arabalar, bisikletler geçiyor. Sigarayı son bir kez derinden derine çekiyor. Ciğerleri bile ölmek istiyor.

Bu adam bu sefer ölecekmiş gibi geliyor.

Paltosunun her zaman kalkık yakasını indiriyor. Ellerini paltonun cebine iliştirip ağır adımlarla yolun karşısına ilerliyor. Evlerin bacalarından karbon monoksit üfürülüyor kentin monotonluğuna.

Ve bu sefer bu adam, Beckettvari adımlarla ölümün, kaybetmenin içine yürüyor.

Yorumlar