Poyraz-Kısa Film (2006)



3. Akbank Kısa Film Festivali’nin kurgu bölümünde birinci olmuş bir filmdi Poyraz. İlk defa toplu gösterim esnasında izlediğimi hatırlıyorum. Semih Kaplanoğlu’nun Bal ile ilgili çekim öncesi görüşlerini okuduğumda aklıma gelen ikinci film Poyraz’dı.

Kaplanoğlu, film ile ilgili olarak aşağıdaki görüşleri dile getirmişti.
“Bal'da beni tahrik eden en önemli sinematografik unsur doğanın bir çocuğun gözünden ele alınacak oluşu. Ormanın çocuk tarafından metaforik algılanışı; özellikle tuhaf sesler, karanlık ve sebebi tam olarak bilinemeyen kıpırtı ve hareketlenmeler, sürtünme ve hışırtılar...”

Poyraz’da da böyle bir anlatım tarzı var. Küçük bir köy evinde ailesiyle yaşayan küçük bir kızın gözünden doğanın tasvir edilişi, onun gözünden varlıkların algılanışı ve çocuğun büyüklerle olan diyalogu şaşırtıcı bir illüzyonla anlatılıyor.

İllüzyondan kastım tabiî ki efektlerle yapılan dışarıdan müdahaleler değil. O zamana kadar farkına varamadığımız doğanın içerisindeki sesler ve insanoğlunun verdiği tepkiler izleyicinin tabiata bakışını değiştiriyor.

Şu yeryüzünde basit bir köy evi işte dediğiniz anda uzaktan köpek sesleri uğulduyor; ağaçların yapraklarının birbirine değmesi sonucunda çıkan sesler büyülü bir masalı andırıyor. Çocuk doğayı, insanları ve hayvanları bulmaca gibi çözme derdine düşüyor.

Kısa filmleri sinema perdesinden toplu olarak izlemenin keyfi bambaşka ama özellikle Poyraz’ın bir görsel şölen olarak üzerinde itina ile durulduğu ve işlendiği apaçık ortadadır. Bu apaçık delilden mülhem, yönetmenin Poyraz’dan ilerleyerek geliştirdiği ilk uzun metrajı Zefir’i de büyük bir heyecanla bekliyorum.

Yorumlar