Bilim Adamına Söyletmek İstediklerimiz

Bu ülkenin en büyük sorunlarından biridir bu. Ne kadar evrensel çapta tanınmış bir bilim adamı/aydın/entelektüel olursanız olun; birileri kendi duymak istedikleri gerçekler ağzınızdan çıktığında sizi –tanıma cüreti- gösteriyorlar.

En son Şerif Mardin ve Vamık Volkan mevzuları buna örnektir. Onlarca yıldır bilim duvarına tuğla yerleştirmekle uğraşsanız da ancak yerel ve kısır tartışmaların bir ucundan tuttuğunuzda –kıymet ve –değer- görmeniz çok acı.

Uzun yıllardır uluslar arası bilim camiasının saygın isimlerinde olan Kemal H. Karpat hocamızla ilgili de böyle bir durum sergilenmekteydi hatırlarsınız. Kemal H. Karpat popüler olarak tanınan bir isim değil ülkemizde. Akademik camiada ise belirli çevrelerde saygınlığı ve bilimsel yetkinliği takdir gören bir isim.

Yaşayan en büyük tarihçi olarak tüm dünyada kabul gören Osmanlı Tarihçisi Halil İnalcık, kendisiyle yapılan nehir söyleşinin bir yerinde Karpat hocamızdan bahsediyor ve onunla da bir nehir söyleşisi yapılmasının iyi olacağını hatırlatıyordu. Büyük ihtimal, İnalcık hocanın nehir söyleşisinin büyük bir ilgi ve yankı uyandırmasından sonra Karpat’la da bu proje hayata geçirildi.

İlk paragrafta belirttiğim gibi siz ne kadar başarılı bir şahsiyet olursanız olun; kendi akıllarından geçmeyenlere teğet geçen bir şey söylemezseniz farklı durumlar devreye girebiliyor.

Ayrıntılı bilgileri daha önce burada vermiştim.

Not: Yukarıdaki kitap, Karpat'ın en son çıkan Elitler ve Din kitabının kapağıdır. Sözkonusu kitapta, Kemal H. Karpat’ın daha önce Türkçe'de yayınlanmamış laiklik-din-elitler-orta sınıflar temalı makaleleri toplanmıştır.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Elia Kazan'ın Taşra İzlenimleri ve Yumurta

Hiçbir Gece (1989)