İletişim Hayattır-Alaeddin Asna Kitabı'ndan...


...

Anneannemlerin evi ahşaptı. İçeri girince sağ taraf eskiden “haremlik” diye bilinirmiş, ama biz öyle kullanmadık tabii. Bahçeye açılan taşlık diye bir bölüm vardı. Yandaki merdivenden üst katlara çıkılırdı. Bir de hamam vardı. İstanbul evlerinde hamamlar, hatta mutfaklar binaların dışında, bahçede olurdu; mesela çamaşır günleri hamamın büyük ocağı yanar, bacadan beyaz dumanlar çıkardı. Sokaklarda atların iki yanına asılı teneke kutularda sadece yoğurt, zerzevat değil, ekmek de satılırdı. Geceleri bekçilerin düdüklerini duyardık. Şimdi bunların hiçbiri kalmadı. “Kıra gitme” vardı mesela. Sonraları adı “pikniğe gitme” oldu. Evde yemekler, börekler hazırlanır, ahbapların otomobiline tıkış tıkış binilir, yola çıkılırdı. Onbeş-yirmi kişi toplaşır, genelde Sarıyer tarafına gidilirdi. Bizim için kıra gitmenin anlamı; top oynama, koşup hoplamaydı.
...

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Elia Kazan'ın Taşra İzlenimleri ve Yumurta

Hiçbir Gece (1989)