Büyük Bir Kahraman: Robert F. Scott


Tarih hep kahramanları ve birincileri yazar. Kimsenin umurunda olmaz ikinci gelmek yahut trajik bir şekilde sonlanan bir yaşam. Roald Amundsen, ekibiyle birlikte Güney Kutbunu ilk keşfeden insan.

Robert Falcon Scott ise başka bir yönden başka bir ekiple aynı keşif için yola çıkmış ve Güney Kutbunun merkezine varmasına 1 gün kala uzaktan Amundsen ve ekibinin diktikleri Norveç bayrağını görünce yıkılıyor. O zamana kadar umutla ve tutkuyla yaptıkları onlarca gün süren yolculuk birden çöküntü ve hayal kırıklığına sebep oluyor.

Bu ruh haliyle günlüğüne şu notları alıyor:

‘Bütün çabalar, bütün yoksunluklar, bütün işkenceler ne içindi?! Şu anda sona eren rüyalar içindi sadece…’

Ama o kadar üzgün olmasına rağmen, kendisinden bir gün önce oraya ülkesinin bayrağını diken Amundsen’in bıraktığı notu ulaştırmak için yanına almaktan da imtina etmiyor.

Robert Falcon Scott büyük bir kahraman. O’nun biyografisini okuyunca duygulanmamak imkânsız. Kendi ülkesi de ilk başlarda onun trajik seyahatine ilgisiz davransa da sonradan değerini anlıyor.

Aslında yerkürenin Scott gibileri ihtiyacı var. Büyük bir şuur ve idealize edilen insan tipi Scott. İnsanlığın bilgi bankasına bir kelime dahi bırakabilmek için ölümle sonuçlanan bir geziyi göze alabilmek şuuru.

Tarih hep kahramanların ve birinci gelenlerin öyküsünü anlatıyor bizlere. Tarih biraz da haksızlık ediyor. İnsanoğlunun kazanma hırsı hep kazananları dayatıyor beynimize.

Tarih bize neden bunlardan bahsetmiyor?

Yorumlar

coffeé dedi ki…
"Tarih hep kahramanların ve birinci gelenlerin öyküsünü anlatıyor bizlere. Tarih biraz da haksızlık ediyor. İnsanoğlunun kazanma hırsı hep kazananları dayatıyor beynimize."

insanların hafızasındaki kalıntıları camekanın arkasını yadsır biçimde bırakıyor çünkü...

Bu blogdaki popüler yayınlar

Elia Kazan'ın Taşra İzlenimleri ve Yumurta

Hiçbir Gece (1989)