Auberge espagnole, L' (2002)


Avrupa Birliği projesi 20. yüzyılın en önemli siyasi ve ekonomik başarılarından biri. İki dünya savaşının çıkmasına neden olmuş eski kıta için barışın kaçınılmaz gerçek olarak su yüzüne çıkması böyle bir birlik düşüncesini de fitilini ateşlemiş oldu. 50 yılı aşkın bir zamandan beri sürdürülen siyasi projenin elbet yanlışları da var lakin yine de Avrupa Birliği gibi hayatiyetini devam ettirmiş başka bir oluşum da yok.

İlk olarak ekonomik bir birlik olarak düşünülmüş ancak sonrasında hem siyasi hem toplumsal bir konuma yükselmiş AB’nin birliğe üye ülke vatandaşlarının birbirleriyle entegre olabilmeleri için çeşitli projeleri var. Erasmus ta eğitim alanında öğrenciler arası entegrasyon ve kaynaşma için düşünülmüş bir program. İsmini Rönesans’la birlikte ortaya çıkan hümanizm akımının yaratıcılarından ve en büyük temsilcilerinden biri olarak bilinen Rotterdamlı Erasmus’tan alan bu programda, isteyen öğrenci eğitiminin bir bölümünü başka bir Birlik ülkesinde yapabiliyor.

Cedric Klapisch, Fransız bir yönetmen. ‘İspanyol Pansiyonu’ olarak Türkçeye çevrilebilecek filminde, Fransız bir öğrenciyi Erasmus programı kapsamında İspanya’nın Barselona kentine gönderiyor ve işte şenlikte burada başlıyor.

Yönetmen, bir öğrenci programını temel alarak, Avrupa’nın güneyindeki bir şehirde bir araya gelen Birlik ülkelerinin öğrencilerinin hem –nasıl bir arada yaşanacağı- ile ilgili bir sosyal laboratuarını oluşturuyor hem de AB projesini idealize ediyor.

Filmle ilgili benim en çok ilgimi çeken ise yönetmenin özellikle bazı ülkelere gönderimler oldu. İngiltere’nin hem birlik içerisinde liderlik pozisyonuna sahip olmak isteyip hem de ABD ile yakın ilişkilerinden taviz vermemesi üzerine yönetmen Amerikalı genci hem İngiliz kızla sevgili yapıyor sonra da kızı zor durumdan kurtarmak için erkek kardeşi de Amerikalı gençle aynı yatağı paylaşmak durumunda kalıyor. Üstelik sevgilisinin gazabından İngiliz kızı kurtarmak ilk atağa geçenler de Fransız ve Alman iki genç.

Yönetmen herhalde bizim bu filmden şu sonuçları çıkarmamızı istemiş.

1-AB’nin lider ülkeleri Fransa ve Almanya’dır.

2-İngilizler hem AB’de söz sahibi olmak isterler ama ABD ile de dostluk kurmaktan çekinmezler.

3-Eğer İngiltere AB’de maraz çıkartmaya devam ederse ABD’nin taciz ve tehditlerinden sıyıramaz.

4- İngiltere’nin içerisinde AB ile daha fazla işbirliği yapılmasını isteyen çevreler bile ABD ile yatağa girmekten kurtulamazlar.

5- Bu proje, Dünyanın en önemli siyasi birlik projesidir.

Filmden bir alıntıyla bitirmek gerekirse, iki Fransız yürüyerek aralarında konuşuyorlar. Bu Barselona’da çok pis diyor kadın. Erkek ise Paris’te pis diye cevap veriyor. Kadında onu doğruluyor.

Yönetmen en sonunda da şunu demiş sanki:

Yok aslında birbirimizden farkımız. Biz Eski Kıtanın yüzyıllardır yaşayan aynı sakinleriyiz.

Yorumlar