İklimler


Son filmi Üç Maymun için yapımcı şirket kampanya başlatmış ve bu yıl bir aksilik olmazsa Oscar’da Türkiye adına yarışacak ama ben bugun Nuri Bilge Ceylan(NBC)'ın bir önceki filmi İklimler'den bahsetmek istiyorum.

İklimler filmini ilk seyrettiğimde aklıma sayfalar dolusu şey gelmişti. Belki de uzun zamandır sinema da bir NBC filmi seyretmenin verdiği dolulukla çıkmıştım sinemadan. İki yıl önce Ankara Film Festivali’nin olduğu zamanlardı. Havada bozkırın kuru soğuğu vardı.

İklimler filmi ‘dakka bir gol bir’ denilebilecek bir sahneyle açılmıştı. Assos antik harabelerinin arasında fotoğraf çeken bir çift ve biraz sonra bir tepenin üzerine çekilerek ve erkeği(ni) seyrederek ağlayan bir kadın. Sonra otele dönünce yapılan ufak tefek atışmalar yahut sataşmalar.

Ve sürpriz. Gerçek Arif Aşçı’nın(Onun yeri benim için özeldir. O sebepten apayrı bir yazının konusudur Aşçı.) evinde bir yemeğe gidiyor çiftimiz. NBC böyle sürprizleri de seviyor aslında. Dostları veya arkadaşlarını bir şekilde filmin içerisine dâhil ediveriyor. Onların oyunculuk kabiliyetlerini deniyor belki de bilemiyorum. Tabi misafir olarak gittikleri yerde yine tartışıyorlar ve üzerine bir iki olay daha eklenince ayrılıyorlar.

Sonra biz o gözü yaşlı kadından kopuyoruz ve adamın kentte yaşadıklarına odaklanıyoruz. Bir akademisyen olan adamın kendini kentin cazibelerine kaptırma hadiselerini izliyoruz. Hatta ileriye gidip tecavüz bile sayılabilecek atraksiyonlar da bulunuyor.

Aslında kentli ve akademisyen bir adamın bu kendi başına geçen maceralarında onun iç dünyası ile ilgili önemli ipuçları da yakalamıyoruz değil. NBC, burada erkek iç dünyasına çok acımasız davranıyor ve tüm bilinçaltı(mız)nı ele veriyor.

Uzak bir kentte yaşadıklarını unutmak için kendini işine veren bir sanat yönetmeni kadının, tekrardan eski sevgilisine kavuşması sonrasında adamın tekrar birlikte olalım teklifine önce biraz naz yapması ama herhalde ‘bu kadar yolu gelen bir adam mutlaka beni seviyordur’ diyerek teklifini kabul etmesi ancak adamın kendi bir başınalıklarında öğrendiğimiz hallerinden ötürü teklifini yinelememesi ve karlı bir Doğubayazıt gününde kadın ağlarken filmin bitmesi.

Filmle ilgili şimdi bile söylenecek o kadar çok şey var ki. Bir kere NBC’nin görüntünün gücünü kullanarak verdiği sahneleri hiçbir filmde göremezsiniz. Türkiye’nin doğusuna yolculukta geçtiği rotaları biraz kendini mutlu etmek için eklemiş gibi geldi bana. Bu kadar bakir ve ıssız coğrafyaların hem görüntü olarak aktarılması hem de fotoğraflanması işi bir filmle halledilmiş onun nazarında.

Bu filmde Uzak’ta taşradan gelip her türlü açlıkla kentin her yerini alt üst eden bir erkek profili bu sefer, İklimler'de kentli kimliğini üzerinde taşımasına karşın taşradan gelen birinden çok ta farklı olmayan açlıklarını daha da sert bir şekilde açığa vuruyor.

Cannes Film Festivali’nde gösterimi yapılırken özellikle kadın izleyiciler tarafından büyük bir beğeni ile karşılanan İklimler, evrensel kadın-erkek ilişkilerine bakışı ve yukarıda da belirttiğim erkeklerin iç dünyasını ‘faş’ etmesi bakımından üzerinde çokça düşünülmesi gereken bir film olarak gelecek yıllara kalacak.

Yorumlar

muet dedi ki…
Tesadüf, bugün izledim filmi..
Tastamam anlatmışsın..daha ne yazılır bilmiyorum ama, tuhaf bir film, sanki izlerken içine giriyorsun. Masanın bir kıyısında oturuyor, sohbetlerine katılıyorsun. Ne kadar film gibi yaşıyoruz - Filmler ne kadar gerçek!
adsoy dedi ki…
filmler ne kadar gerçek, hayatlar ne kadar yalan.
sevindim filmi izlediğine de.
Sade dedi ki…
Son zamanların en iyi türk filmidir.