El Club (bir)


Ne çok günahımız var. .. eksilmeyen ve günden gümne artan günahlar… birşeylere inanma ihtiyacı bizi oradan oraya savururken her tutunduğumuz dalın kırılması daha kötü olayların içine sürüklüyor bizleri…

Toplumun modernleşmesi ile birlikte belki dini bakımdan ihtiyaçlarımızın azaldığını veya gerke kalmadığını düşünüyoruz ama karşılaştığımız her büyük sorun bizi mistik güçlerin içine çekiyor.
Böylelikle görebildiğimiz elimizle kavrayabildiğimiz cisimlerin dışında birşeylere inanma duygumuz daha da çok gelişiyor.

Modern zamanların en büyük çelişkisi de bu belki…

Film ile ilgili yazılacak çok şey var ve ben ilk kez izlediğimden beridir büyük bir heyulanın altında kaldığımdan şimdilik bu kadarla yetinmek taraftarıyım.

Filmle ilgili düşündükçe aklıma birşeyler geldikçe karalamaya devam edeceğim.


Kafam çok karışık çook.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Elia Kazan'ın Taşra İzlenimleri ve Yumurta

Hiçbir Gece (1989)