Kitapların Arasında...



Küçük insanlarız biz. Muhayyilemiz, davranışlarımız, sözlerimiz hep küçük. Kendi halimizde yaşayıp gidiyoruz işte. Kitapçıdan içeri giriyor ve kitapların içerisindeki dev bilgilerin altında eziliyoruz. Bir şey bilmiyoruz. Bir şeyler öğrenmek niyetinde de değiliz bilemiyorum.

Elimize eski bir kitap geçiyor. Burası yeni kitapların satıldığı bir kitap dükkânı değil. Sahaf diye adlandırılabilecek bir yer. Yüzlerce, belki binlerce yılların birikimi kitapların arasına sıkışmış tekrar gün yüzüne kavuşmanın işaret fişeğini bekliyorlar.

Kitaplar, bize bizi anlatmak istiyorlar. Almak isteyene…

Yorumlar

bahar gelsin dedi ki…
marifet okumayla elde edilemiyormuş okumak sadece almaya hazır hale gelme yolunda fiili bir duaymış okumak:))
adsoy dedi ki…
doğru söylüyorsunuz.

Bu blogdaki popüler yayınlar

Elia Kazan'ın Taşra İzlenimleri ve Yumurta

Hiçbir Gece (1989)