Taşrada Çocuk(luk) Dertleri-4


Taşrada nesiller arası iletişimde çok keskin bir biçimde ayrışma var. Baba oğul arasında daha resmi ve protokollere uygun bir ilişki tarzı yürüyor. Babalar kendi babalarından gördükleri kurallarla çocuklarına karşı davranış geliştiriyorlar.

Böyle bir davranış şekli çocukların canını çok yakıyor. Çocuklar bu zamanda kitle iletişim araçlarından gördükleri baba oğul ilişkilerinin neden kendi ailelerinin içerisinde veya çevrelerinde olmadığını çok kolay bir biçimde sorgulayabiliyorlar.

Kuytu köşelere, ıssız diplere ve yalçın zirvelere yol alıyorlar. Böyle ıssız, kuytu ve yalçın yerlerde küçük hayatlarını sorgulayıp planlar kuruyorlar. Bu planlar içerisinde şiddet belki de en basit ve çocukça yol. Çünkü çocuk en kolayını seçiyor. Babasının ona karşı yaptığı şeyleri bir zulüm olarak görüp bu zulümden en kolay kurtulma çaresi olarak onun ölümünü görüyor.

Hatırlarsınız; Reha Erdem’in Beş Vakit’in de küçük bir köyde böyle çocukların yalnızlığı ve basit düşüncelerinden bahsedilir. Çocuklar, doğal laboratuarda birer kobay gibidirler. Bu ortamda şiddetin en yalın halini, cinselliğin ilk kıvılcımlarını ve çocukların birbirleri ile etkileşimlerini görürüz.

Çocukların en çok yakındığı noktalar ailelerinden gördükleri değer verilmeme ve şiddetle çok sık karşılaşmalarıdır. Yalnızca baba-oğul arası böyle bir gerilimin varlığından söz edilemez. Anne ve kızları arasında da süregelen bir sürtüşme ve gerilim mevzu vardır. Anneler kızlarını kendilerine ev işlerinde yardım etsin diye büyütürler. Kardeşlerine baktırırlar; tarlaya gönderirler. Babalar ise oğullarına karşı sergiledikleri yabani tavrı kızlarından sakınırlar. Onlara daha bir hoşgörülü ve sevecen davranırlar. Belki de sevgilerini yalnızca kızlarına saklarlar. Kızlar için böyle bir koruyucu kalkandır babaları lakin oğullar için böyle bir koruyucu insan yoktur. Anneler, kocalarından korktukları için oğullarını yeteri kadar savunamazlar. Ancak, sonuç bölümünde bir ağlayıcı veya yaraları sarıcıdırlar.

Çocuklar, taşranın patikalarında bir başlarına yol alır. Dertleri kendilerinden büyük, planları ise kendileri gibi çocukçadır. Kim bilir, onlar da büyüyüp çocuklarına aynı şekilde davranacaklar ve taşrada zaman olanca tekdüzeliğiyle akıp gidecek…

Yorumlar

hacitokankoli dedi ki…
5 vakit tam da taşrada çocukluk dertleri ana temalı bir film. reha erdem korkuyorum anneden bu yana filmlerinde çocukların psikolojilerine değiniyor. yazı serisini keyifle okudum. sonunda da 5 vakiti bekliyordum.
adsoy dedi ki…
5 vakit, aslında bu temaya en uygun film dediğin gibi.

beğenin için de teşekkürler ayrıca.

Bu blogdaki popüler yayınlar

Elia Kazan'ın Taşra İzlenimleri ve Yumurta

Hiçbir Gece (1989)