Demirkubuz Filmlerinde Kadere Teslim Karakterler


Kararsız karakterleri seviyor Zeki Demirkubuz. Aslında kararsız kelimesi tam olarak karşılamıyor karakterlerinin ruh hallerini. Bu karakterlerden en çok Yazgı’daki Musa karakteri etkilemişti beni.

Tuhaf ve savrulup duran bir genç adam. Kentin keşmekeşi içerisinde iyiden iyiye kararsız, vurdumduymaz ve kadere teslim olmuş bir ruh hali.
Annesi ölüyor, o sessizce yaşamına devam ediyor. İsteyip istemediğini bilmeden işyerinden bir kızla evleniyor. Karısı onu patronuyla aldatıyor; buna bizzat şahit olduğu halde sesini çıkarmıyor.

Üç maymun rolünü oynaması bilinçli bir tercih değil. İnsanlar neden üç maymunu oynarlar. Zincirin kopmasından korkarlarda ondan. Ne zinciri derseniz, bu herkesin o anki şartlarına göre değişmektedir.

Kimi aile içerisinde mutluluğunun bitmesinden korkar. Kimi işyerinde ki düzeninin sona ereceği korkusuyla susar. Kimi ise boş vermiştir o kadar.

Örneğin Nuri Bilge Ceylan’ın son filmindeki karakterler, bu zamana kadar süregelen bir yaşam zincirinin kopmasından tereddüt ettikleri için üç maymunu oynama ihtiyacı hissederler. Babanın kendine göre sebepleri, annenin kendine göre maruzatları, genç çocuğun ise hayalleri vardır.

Musa tüm bu kişilerin sebeplerinden ötürü üç maymunu beslemiyor içinde. Bilinmez bir yapısı var. Pek açık kapı bırakmıyor ruhuna sızacak ama kaderin elinde bir tüy gibi savrulmaktan şikâyetçi değil. Mütevekkil bir hali var.

En sevdiği şey, Uzun uzun televizyonun karşısında vakit geçirmek. Tüm Demirkubuz karakterlerinin bir ortak özelliği daha. Konuşmadan, hareketsiz sihirli kutuya bakıyor.

Bir şeyler biriktiriyor mu televizyondan bilemiyoruz.

Demirkubuz karakterleri, kaderin çemberinin içerinde savrulup duruyorlar ve bundan hiç rahatsızlık duyanına da rastlamıyoruz.

Kentin içerisinde mütevekkil dervişler dolanıyor.

Yorumlar

alengir dedi ki…
Musa karakteri filmi izlerken insana Klostrofobik sancılar yaşatıyor,nefessizlik hissi veriyor,çok güzel bir film ama ikinci kez izlenilmesi zor bir film!
cem dedi ki…
kitabı okuduktan sonra insanın zihnine daha çok yer ediyor bu film. film zaten kitaba paralel olarak sert başlıyor. öyle de gidiyor. ama göze sokulan bir sertlik yok. içten gelen bir sertlik söz konusu.