Kayıtlar

Venezia 70 Future Reloaded - Semih Kaplanoğlu

Resim

Kapıcı Musa(Muzaffer Çetinyılmaz)nın Ardından...

Resim
Sevgili M.Nedim Hazar, o büyük oyuncuyu ne güzel de anlatmış . Ruhun şad olsun Büyük Oyuncu.. ... " Malum, ilk dönemi Birleşen Yollar ile neredeyse 50 yıl önce başlamıştı. Minyeli Abdullah, Yalnız Değilsiniz gibi filmlerle başlayan ikinci dönemde Anadolu’dan, sıradışı bir katılım oldu bu akıma. Konya’da aslında farklı işlerle meşgul olan, ancak sinemaya gönül veren Nurettin Özel ve Hüseyin Türkyıldırır ellerinde bir film kasetiyle gelmişlerdi İstanbul’a: Kapıcı Musa.     Anadolu şartlarında, son derece mütevazı bir bütçeyle çekilmiş etkileyici bir hikâyesi olan filmdi Kapıcı Musa. Ancak, teknik ve estetik olarak yeterli olmadığı için, Esra Film, yönetmen İsmail Güneş’e hikâyeyi Beşinci Boyut ismiyle tekrar çektirdi. Pek çok oyuncu tekrar çekimde aynen rol aldı. Bunlardan biri elbette başroldeki Kapıcı Musa’yı oynayan Muzaffer Çetinyılmaz’dı. Çetinyılmaz, o kadar etkileyici bir performans sergilemişti ki, pek çok kişi onu gerçekten kapıcı zannediyordu. İtaly...

Korkuyorum Bessy

Resim
Dayanacak gücüm yok belki.  Çıldırasıya ayazları özlüyorum senin gibi bilmem ki.  Yolların tıkandığını en iyi sen bilirsin. Adalardan bir çıkış Bessy.  Ölecek olanlar için son bir ışık aç. Tut beni de kollarımdan. Bilirsin Bessy. Denizi hiç sevmem ben. Suyu da. Hele uçsuz bucaksız kıyıları... Hastalara bir bardak su verelim Bessy. Gözleri karartan bu spotlara da bir su. Ah Bessy. O haline dayanamadım ve kaçtım kendimden. Ve Jan ile son kez konuştuktan sonra. İnsanlar ölmesin Bessy. Biz kaçalımla! uzak steplere.  Ağlama Bessy. Jan çok mutlu olacak üzülme. Ellerine kına yak Bessy. o da ne diye sorma. Ah Bessy. Eller kınalı yas tutarlar bizim topraklarımızda. Bessy unutma sen ağlarken kumandayı atanları da.  Gözyaşı bazen öfke oluyor Anla... Breaking the Waves

İs Pus ve İki Film (Araf ve Yük) - 1

Resim
Uzun bir seyahatten döndüm. Kıta Avrupasının içerlerinde dolandım durdum. eve geldim. bir iki film var çantamda çıkardım. Hava hafif alacaya dönmüş.  Yorgunluktan başım da müthiş bir ağrı da var. Bir ihlamur mu demlesem diye aklımdan geçirdim ama yorgunluktan onu da yapamadım. İki tane film dedim ya. İkisinin de isimleri çok ağır düşündüğünde. Birincisi Araf , diğeri ise Yük . Yavru balık, annesine sormuş: Anne "su nasıl bir şeydir diye? Anne cevap verememiş .Sonra etrafındaki kimse bu soruya cevap veremeyince Anne balık yavrusunun sorusunun cevabını alması için Bilge Balina ya götürmüş. Yavru Balık sorusunu bilgeye de sormuş,  "Su nasıl bir şeydir?" Bilge Baline masum yavrucağa: "Bana sudan başka bir şey göster ben sana suyun nasıl olduğunu anlatıyım" demiş. İşte Araf tam bu hikayede geçen Balinanın tarif ettiği gibidir.  Araf'ta olmayana Araf, hiç bir şey ifade etmez. Kafasında canlandıramaz. Araf filmindeki karakterler de aynen öyle ...

Ömer Miraç Tunç'tan Nasip isimli bir Kısa Film

Resim

Peri Gazozu

Resim
Ercan Kesal'ın yeni kitabındaki öyküleri Radikal'de yayınlandıkları anda okumuştum. Şimdi o öyküler kitap haline geldi. Bozkır'ın sarı, sıcak ve umuda dair öykülerini bir de kitaptan okumak için sabırsızlanıyorum.

Sen Aydınlatırsın Geceyi-Ölsene Oğlum

Resim
Taşrada her sabah aynıdır diye düşünür ahali. Kalkarsın, dükkânını “bismillah” der açarsın. Havlu askısını dışarıya çıkartırsın. O havluların ne zaman önce yıkandığını sen bile hatırlamazsın. Berber ustası baban camiye gider.  Sen akşama kadar kâh dükkânın önünde gölgeye attığın sandalyenin üzerinde kâh da berber koltuğuna uzanmış bir vaziyette pineklersin.   Bir gün canına “tak” eder. Neyin tak ettiğini iyi bilirsin de dilin dönmez anlatamazsın. Baban “düz” bir adamdır. Çok ta kafa yormaz böyle şeylere. Arada “oğlum neyin var?” diye sorar. O kadar işte. Bir berber ölmek ister. Bir berber mahir olduğu o ellerini kollarından ayırmak ister. Bir berber bir başka berberin oğlu olmaktan kopmak ister. Bilekler en civan usturaya teslim edilir. Berber koltuğu bu işe en uygun yer değildir belki. Bir küvet bir jakuzi hadi bilemedin bir su birikintisi olsa bari diye iç geçirirken için geçmiştir zaten. Sonra tüm gücünle dükkanın önüne çıkarsın. O ne zaman yıkandığını hala b...