Kayıtlar

biyografi etiketine sahip yayınlar gösteriliyor

Halit Refiğ'in Ardından...

Resim
Büyük Usta, Halit Refiğ’i kaybettik. Entelektüel bilgi birikimi hem kendi film anlayışının oturmasını sağlamış hem de Türk Sinemasının daha nitelikli eserlere verebilmesinde önemli katkılar sağlamıştır. Bu büyük yönetmenin ardından sinema konusunda yetkin kişiler kendi görüşlerini sizlerle paylaşacaklar ve onun sinema anlayışı ile ilgili birçok yazıya da rastlayacaksınız gerek net ortamında gerekse yazılı ve görsel basında. Ben bunların dışında Refiğ’in gerek söyleşilerle ortaya koyduğu hayat hikâyesi ve hayat hikâyesinin içerisinde büyük bir yekûn tutan sinemacılığını anlatıyor. Bunun yanında son dönemde Dergâh Yayınları , Refiğ’in yetmişli yıllarda ortaya koyduğu film tasarımlarını bir dizi halinde bizlere sunuyor. Nehir söyleşi tarzında yapılan ve Refiğ’in fikirlerini açıkça ortaya koyduğu, ayrıntılara indiği ve Türk sineması ile ilgili hatıralarının yanında sinemamızın teorik olarak hangi sacayaklarının üzerinde yükselmesinin gerektiğini anlattığı bu söyleşi kitaplarından özellikl...

Çakmaklı'nın Ardından...

Resim
Yücel Çakmaklı ile ilgili vefatı sonrası hep bir şeyler yazmak istedim. Bu toprağın değerleri ile ilgili bir şeyler üretip izleyicinin yüreğinde önemli yer edinmiş bu önemli rejisörün yaptıkları zaten eserleriyle apaçık ortada. Onun özellikle TRT döneminde yaptığı Küçük Ağa ve Kuruluş çok önemli televizyon dizileridir. Kuruluş’ta Osman Gazi’nin Malhun Hatun’la evlenebilmek için sık sık Edebali’nin kapısına gitmesi ve her defasında geri gönderilmesi çok güzel bir şekilde betimlenir. Osman Gazi sebeb-i hikmetini anlayamadığı bu durumu kabullenmek istemez ilk zamanlarda sinirlenir, sabrı taşar. Bir gece bir rüya görür. Rüyasında gördüğü hadise üzerine son kez Edebali’nin dizinin dibine çöker. Bazen öfkelenerek bazen usulca kızıyla evlenmesi gerektiğini anlatır. Sonrası ise malum… Çakmaklı’nın bu sahnelerde ki başarısı unutulmaz derecede iyidir. Özellikle tekrar seyredilmelidir… Çakmaklı ile ilgili son bir anekdot ise en genç TBMM Başkanlığı yapmış iyi siyasetçilerimizden Ferruh Bozbeyli’n...

Sinan'ın Kitabı-Gleb Şulpyakov

Resim
Bir Rus mimar, -Annesi ve onu yıllar önce bırakıp gitmiş babasını bulabilmek için mi -Evli olan eski sevgilisi ile yaşadığı güzel maziyi tekrar hatırlamak için mi -Yeni sevgilisinin onu geçici bir süreliğine bırakıp Amerika’ya gittiğini unutmak için mi -Sadece ve sadece Koca Sinan’ı anlamak için mi İstanbul yollarına düşmektedir? Nedenleri ve gerçekleri ile ayrıntılar sonra…

Anılar-Ömür Süvarisi

Resim
İnanılmaz bir hafızadan bahsediyoruz. Ülkemizde otobiyografi yazmanın eksikliğine nazire yaparcasına oldukça hacimli bir kitapla anlatılmış bir hayatı okuyup ondan oldukça önemli olan deneyimleri süzüp alabiliyoruz. İkiz kardeşi ile birlikte beyninin hatırlamaya başlaması ile birlikte her şeyi en ince ayrıntısına kadar okuyucularla paylaşan Prof. Dr. Hüsrev Hatemi, zor olanı yapıyor. Ellilerin İstanbul’un da kent yaşamı, kenti oluşturan unsurlar, maarifimizin hali pürmelâli gibi konularla başlayan anılar sarmalı, ilerledikçe tıbbiyelilerin hatıraları ile devam ediyor. İlkokuldaki öğretmeninden duyduğu bir çocuk şarkısı hala belleğinde taptaze. İlk eğitim yıllarında gayrı Müslim arkadaşlarıyla ilişkilerini hafıza ona hiç oyun oynamamış gibi rahatlıkla ve ayrıntılarıyla anlatıyor. Sonra onun çocukluktan başlayan şiir tutkusunun nasıl oluştuğu ile ilgili anılarını anlatıyor. ünlü şairlerle karşılaşıp sohbet edebilmek için yapılan türlü girişimler genç kuşaklara edebiyat sevgisinin sınırla...

Şükran Güngör Üzerine - 2

Resim
Şükran Güngör ’ün son filmidir Büyük Adam Küçük Aşk . Ve Şükran Güngör bu filmiyle inanılmaz bir oyunculuk gösterisi sunarak öteki âleme göçmüştür. Aslında onun canlandırdığı karakter, yaşadığımız bugünlerde sık sık karşılaştığımız biridir. Filmdeki karakterin, günümüzde farklı düşünce fikirlerin olabilmesinden ziyade her fikir ve düşüncenin sahibinin sahip olduğu fikir ve düşünceleri yine kendi mahallesinin/cemaatinin içerisinde seslendirme/dile getirme girdabından kurtulamaması sorununun orta yerde öylece durmasıdır. Tabii ki düşünce veya fikriyatın kendi içe kapalı toplumunun sınırlarında seslendirilmesi insanın hem egosunun poh-pohlanması hem de başının derde girmemesi açısından önemli sonuçları olmaktadır. Ancak, kapalı toplumların içerisinde ortaya konulan birbirine yakın fikirlerin sonradan iyice bağnazlaşması/yozlaşması sorunu da böylece ortaya çıkmaktadır. Emekli bir yargıcın, kendi iç dünyasında yaşadığı en önemli mesele bence budur. Belirli bir yaşa kadar kendi hücresinin z...

Şükran Güngör Üzerine - 1

Resim
1999 yapımlı bir Zeki Ökten ve Fatih Altınöz birlikteliğinin ilk filmiydi Güle Güle . Küçük bir adada hayatlarının son demlerini yaşamalarına rağmen hem birbirlerine olan bağlılıklarını kaybetmeyen hem de umudun var olduğunu haykıran beş güzel insanın hikâyesiydi. Sinema perdesinde ilk defa izlerken büyük bir çoğunluğu orta yaşın üzerinde olan insanların bulunduğu bir salondaydım. Filmin duygusal ve vicdani yanı ağır basan görüntüleri ekrana geldikçe o orta yaşın üzerinde insanların gözyaşlarına hakim olamadıklarına bizzat tanık olduğumu hatırlıyorum. Filmi değerlendirebilmem için açıkçası bir kez daha izlemem gerektiği için ayrıntılı bir kritiği sonraya bırakıyorum. Üzerinden 10 yıla yakın bir zaman geçmiş ancak Şükran Güngör ’ün son rol aldığı filmi Büyük Adam Küçük Aşk üzerine kaleme aldığım iki yazıda, büyük usta üzerine bir iki kelam edeceğimden bahsetmiştim. Güle Güle filmi bu açıdan Şükran Güngör’ün anlatmak için iyi seçilmiş ve bence üzerine de tam oturan bir roldü. Şemsi,...

Dağı Delen Irmak'tan Önemli Ayrıntılar...

Resim
Tarih Üzerine: Biz Türklerin üç çeşit tarihi vardır: Bir resmi tarih; iki, Avrupalıların yazdığı tarih ki, bu ikisi de şüphelidir. Bir de halkın zihninde kalmış tarih vardır. Nesilden nesile geçen gerçek tarih odur.(23) Futbolcu Hagi’nin Kökeni: Ulahlar, yerlerinden edilmiş, kendilerini Rumen sayıyor ama Rumenler onları Rumen kabul etmiyor, “Makedon” diyorlar. Mesela Galatasaraylı eski futbolcu Hagi, Dobruca’nın Çamurlu Köyü’ndendir, ama “Makedon”dur.(119) Gagavuzlar: Gagavuzlar, Sultan Keykavus’un adamlarıdır. Baba Saltuk’la 1260-63 senelerinde gelmişler, sonra onların bir kısmı Anadolu’ya, Balıkesir’e dönmüş, bir kısmı Babadağ’da kalmış ve bir kısmı (Bizans Egemenliği altında olanlar), biraz da Bizans’ın zoruyla, Hristiyan olmuşlardır. İşte bunlara “Gagavuz” denilmiş.(149) II. Mahmud: II. Mahmud tek başına devlettir, “Devlet için çalışacaksın, benim için çalışacaksın” der. Eskiden halkın gözünde devlet; din, kültür, tarih vs. karışımından oluşan kavramdı. II. Mahmud bunu kişiyle özd...

Bir Bilim Adamı olarak Kemal H. Karpat

Resim
‘Müthiş bir merakım vardı, belki de bu merak, kişiliğimin en önde gelen özelliğidir. Bu merak, beni daha 5 yaşında okuma yazma öğrenmeye sürükledi’. (33) Kendisinin okumaya ilgisini bu sözlerle açıklar Karpat. Merak ve öğrenme isteği onun bilim adamı olmasında en önemli karakter özelliklerindendir. Bilim adamı her nerede ve ne şartta olursa olsun öğrencilikten kopmayacak, yeni şeylerin peşinde bir ömür geçirecektir. Bu kadar bilimle iç içe olmasına rağmen Sokrates gibi mütevaziliğini de koruyacaktır. ‘Hala “yahu neler öğrenememişim, yahu ne kadar cahil kalmışım, neler varmış dünyada!” diye üzülür dururum’. (34) Sonrasında ise, aldığı bilgi ve birikimi başkalarına aktarmakta hiçbir beis görmez. Onun için önemli olan sadece kendisi değil, bilginin ve üretmenin devamlılığıdır. Bu sebepten talebelerine özel ihtimam gösterir ve onların kendisinden daha iyi olabilmelerinin de önünü açar. ‘Bugün benimle doktora yapmış, dünyanın çeşitli üniversitelerinde profesör olmuş bir çok kişi var. Benim...

Bir Tarihçi Olarak Kemal H. Karpat...

Resim
Çocukluktan itibaren tarihe olan ilgisini açıklarken; çevresinde tüm insanların ve ailesinin soylarının büyük maceralar ve öyküler sonrasında Dobruca’da sonlandığını belirtmiş ve bu bilince sadece kendisinin sahip olduğunu söylemiştir(63). Böyle bilince sahip bir çocuk, yaşamının ileri aşamalarında bu konu ile ilgili çalışacak, düşünecek ve üretecektir. Bu konuda özellikle Balkanların çözülmesi ve milli tarih tezleri ilgisini çekecektir. Milli tarihlerin ortaya çıkması ve bu milli tarih üzerine tarih yazımının milliyetçi bir eksende ilerlemesi Osmanlı’nın Balkanlardaki hâkimiyetini kaybetmesinin ön önemli nedenlerindendir(501). Karpat, Türk Tarihinin yazımı açısından en öncelikli meseleyi Milli Tarih tezi olarak görmüştür. “Unutmayınız, ‘Türk Milli Tarihi’ diye bir tez hala ortada yoktur. Bunun ana nedenlerinden bir tanesi de kopukluktur. Çünkü Türkiye Cumhuriyeti tarihinde bilhassa Osmanlı, o tarihi yazanlar tarafından kötü gösterilmiş, modern Türkiye’nin Osmanlılarla ilgisi adeta sı...

Bir Göçmen Olarak Kemal H. Karpat...

Resim
Kemal Karpat, ‘Türkiye’de Toplumsal Dönüşüm: Kırsal Göç, Gecekondu ve Kentleşme’ isimli kitabında -kırdan kente göçün doğurduğu gecekondulaşma ile yaşanan toplumsal dönüşüm ve kentleşme olgusunu incelemektedir. Sözkonusu kitap, ‘The Gecekondu: Rural Migration and Urbanization’ ismiyle ilk kez 1976 yılında yayınlanmıştır ve ülkemizde yayınlanması için yaklaşık 30 yıllık bir süreç geçmiştir. Karpat’ın özellikle göçler ve göçlerin toplumların üzerinde yarattığı etkiler üzerine yaptığı araştırmaların kendi hayatında mutlaka bir karşılığı ve bilinçaltına yansıması vardır. Çünkü, hayatı hep yolculuklar ve göçler üzerine hep gurbette geçen bu insanın kendi hayatından yola çıkarak göçler ve toplumsal dönüşüm üzerine araştırmalar yapması doğaldır. ‘Meğerse ayrılık ezeli yazgımmış, çünkü ondan sonra bir yerde bir daha uzun müddet kalmak nasip olmadı. Aile şefkati görmedim.’ (74) Hayatı ile ilgili böyle trajik bir tanımlama yapan Karpat Hoca’nın aslında ailesi de göçler yoluyla doğduğu bölgeye y...

Bir İnsan Olarak Kemal H. Karpat...

Resim
Bir insan olarak Karpat’ı çözümlemeye çalışırken öncelikle onun doğduğu yere bakarak; karakteri ve hayatının geri kalanına yaptığı etkiyi de daha kolay bir şekilde anlayabiliriz. Sarı Saltuk isminde Hacı Bektaş dergâhına mensup(15) bir dedenin Bizans İmparatorunun izni ve desteğiyle Karadeniz’in batısına yerleşmesiyle(503) burada Babadağ isminde bir kentinde doğuşuna da öncülük etmiştir. Karpat’ın anlatımıyla; İslam’ın en liberal, en hümanist ve aynı zamanda başka dinlere ve kültürlere hürmet edip onların arasında yaşadığı bir dönemin oluşmasında(16) ana sebep Sarı Saltuk’tur. Hoşgörünün zirve yaptığı bir coğrafyanın damarlarından beslenen Karpat’ın çocukluğu, ileriki yaşamına da rehberlik edecek önemli tanıklıkların yaşanmasının da önünü açacaktır. O’nun çocukluğunda, Ortodoks Hıristiyanların çoğunlukta yaşadığı bir yerde böyle bir toplumsal uzlaşmanın olması ileriki çalışmaları için rehberlik edecektir. Hemen her topluluktan insanın bir arada yaşadığı Babadağ’da, Yahudi toplumu, küçü...

Dağı Delen Irmak-Kemal H. Karpat Kitabı

Resim
Kemal Karpat’la yapılan nehir söyleşi kitabı ile ilgili geniş bir değerlendirme yapacağımı daha önce burada belirtmiştim. Kemal Karpat, uluslararası alanda hem çok tanınan bir bilim adamı hem da özellikle Osmanlı ve Balkan Halklarının tarihi üzerine yeryüzünde önemli referans kaynaklarından birisi. Onun hayat hikayesi ile ortaya koyduğu tarih yaklaşımının ayrı ayrı değerlendirilmesi gerektiğini düşünüyorum. Bu sebepten 5 başlık altında Kemal Karpat’ı ve kitabını değerlendireceğim. - Bir İnsan olarak Kemal H. Karpat - Bir Göçmen olarak Kemal H. Karpat - Bir Tarihçi olarak Kemal H. Karpat - Bir Bilim Adamı olarak Kemal H. Karpat - ve Kitaptan önemli ayrıntılar...

Büyük Bir Kahraman: Robert F. Scott

Resim
Tarih hep kahramanları ve birincileri yazar. Kimsenin umurunda olmaz ikinci gelmek yahut trajik bir şekilde sonlanan bir yaşam. Roald Amundsen, ekibiyle birlikte Güney Kutbunu ilk keşfeden insan. Robert Falcon Scott ise başka bir yönden başka bir ekiple aynı keşif için yola çıkmış ve Güney Kutbunun merkezine varmasına 1 gün kala uzaktan Amundsen ve ekibinin diktikleri Norveç bayrağını görünce yıkılıyor. O zamana kadar umutla ve tutkuyla yaptıkları onlarca gün süren yolculuk birden çöküntü ve hayal kırıklığına sebep oluyor. Bu ruh haliyle günlüğüne şu notları alıyor: ‘Bütün çabalar, bütün yoksunluklar, bütün işkenceler ne içindi?! Şu anda sona eren rüyalar içindi sadece…’ Ama o kadar üzgün olmasına rağmen, kendisinden bir gün önce oraya ülkesinin bayrağını diken Amundsen’in bıraktığı notu ulaştırmak için yanına almaktan da imtina etmiyor. Robert Falcon Scott büyük bir kahraman. O’nun biyografisini okuyunca duygulanmamak imkânsız. Kendi ülkesi de ilk başlarda onun trajik seyahatine ilgis...