Kayıtlar

kısa film etiketine sahip yayınlar gösteriliyor

Terlik-Kısa Film

Resim
Terlik Kısa film, Slippers Short Movie from Baris Sarhan on Vimeo . Eskitmeye kıyamadığımız günler hatırına izlenmeli.  Bir de çocuklar birbirlerine karşı ne kadar acımasız öyle değil mi? Akran zorbalığı okullarda o kadar yaygın ki. Fiziksel görünüme göre yargılamaya daha küçük yaşlarda başlıyoruz ve bütün yaşamımızda devam ediyoruz. Mobbing ile altımızda çalışanları esir alıyoruz.  Bize dayatılan bir sürü kural var. Kurallar bizi yönlendiriyor ve bu sarmaldan kurtulmak ta mümkün olmuyor.  Kurallara karşı koymak adına "diren terlik" demeli.

Translator (2016) - kısa film

Çevirmen (The Translator) from Emre Kayiş on Vimeo . Yüzümü kapatıp giriyorum boşluğa... yüzüm hiç ortada yok...  acı bir boşluğun içerisindeyim...  düşünen yok... sorgulayan yok... gören yok... yanan bir kor gibi gözlerim... senden başka hiç bir şey görmüyor... ama bir de çaresizlik var... elimde bir yardım paketiyle sana bakarken o çaresizlik öldürüyor beni... aşk mı? ekmek mi? bir güvercin kanadına bindirdiğim umutlarım hangi şehirdeler şimdi... taş ocağı toz bulutu, taş ocağı karanlık.... sen aydınlıktasın hep sensin aydınlık... öksürük ve sigara dumanları arasında geçirilen geceler... hayaller hep sen.. biliyorsam hep senin için yalanlarım... düşsem de kalksam da dura yazsam da bitmeyecek...

Mahya-Kısa'ca Ramazan

Resim
Bir imam düşünün . Kendi yaşadığı küçük çevreden ilk kez dışarıya çıkmış ve yolu koca metropol İstanbul’a düşmüş. Belki hiç istememiş köyünden kasabasından çıkıp dünyayı tanımayı. Kendi çemberinin içinde çok ta mutluydu ama günümüzün iş şartları insanları oradan oraya sürüklemekte. Elden ne gelir ki… Tayini mega kentin en cafcaflı yerine yapılıyor. Taksim meydanının hemen yanıbaşında bir binanın üst katındaki küçük bir mescide. Mescidin hemen dibinde bir göz kalacak bir yerde var hani… Daha İstanbul’u tanıyamamışken on bir ayın sultanı konuk oluveriyor hanelerimize. Şaşkınlığı, ürkekliği ve ne yapabilirimi her daim sorduğu bir anda dolu dolu Ramazan’ı yaşayabilmek için bir şeyler bulabilmeli. Küçük bir cemaati var zaten. Bir iki sıra ya oluyor ya olmuyor. Geceleri lojmanına geçmektense imsaka kadar mescidin içinde neşvünema buluyor. Kendi içerisine dönüyor. Zor yolları adımlıyor ayakları. Zirveyi istiyor ve takılıp kalmak istemiyor. Kendine döndükçe gece gündüz hareketli bu şehir küçüc...

5 Yaş Sendromu-Kısa'ca Ramazan

Video: Kısaca Ramazan Benzer: trt , ramazan , çocuklar , video , izle Bu kısa film Hüseyin Karabey 'in elinden çıkma. Karabey'i kurmaca-belgesel arası filmi Gitmek 'ten tanıyoruz. Fazla bir şey söylemeye gerek yok. Bir çocuk Ramazan ve onunla beraber ortaya çıkan kavramları çocuk gözüyle yorumlamaya çalışıyor. Seyretmek en iyisi.

Kâmil İnsan-Kısa'ca Ramazan

Resim
Onur Ünlü, kara film yahut kara mizah tarzı film yapmayı seviyor. Trajikomik insan hallerini iyi yakalıyor. Kıyıda köşede kalmış; ufacık dünyasında ufak hesaplarla uğraşan ve bu ufak hesaplar için eşi dostu ufak ufak dolandıran kumarbaz bir adamın Ramazan’da yediği naneler izleyenlere güldürürken bazı şeylerin akılda kalmasına da yardımcı oluyor. İlk filmi Polis ile farklı bir tarzı olduğunu cümle âleme ilan eden Ünlü, ardı sıra çektiği Çocuk ve Güneşin Oğlu filmlerinde her ne kadar bocalasa da (gerçi onların içerisinde de bol bol kara mizah vardı) son kısa filmi bir tarzın oturduğu ve devam edeceği müjdesini veriyor.( Altın Portakal ’da yarışacak son filmi Beş Şehir bu tarzın tamamen dışında da olabilir :) ) Etraftan topladığı fitre ve zekât paralarını Polis baskınından kurtulmak için gezici olarak hizmet veren bitirimhanelerde tüketen ve borç batağına girip kendisi fitrelik duruma düşen bir adamın Hızır’la karşılaş(ama)ması filmin konusun oluşturuyor. Sahte bir Hızır tarafından...

Kısa'ca Ramazan

Resim
Bu Ramazanın kendi açımdan güzel taraflarından biri de TRT tarafından önemli yönetmenlere yaptırılan Ramazan konulu kısa filmlerdi. Açıkçası gerek fırsatsızlıktan gerekse rehavet dolayısıyla hepsini izleyemesem de izlediklerimin geneli kendi açımdan ufuk açıcı ve ümit verici yapımlardı. Kısa’ca Ramazan başlığı altında izleyiciyle buluşan bu yapımlar sayesinde kısa film’in üzerindeki ölü toprağının kalkacağı ve artık profesyonel isimlerinde arada bir kısa film yapması gerektiğini düşünüyorum. Böylece hem kısa film çekmek için yıllardır kafa patlatıp içindeki sinema ışığının voltajını her daim yüksek tutan sinema tutkunlarının da artık bir hedef planlaması yapacaklarını ummaktayım. Başlamak bitirmenin yarısıymış… İzlediğim filmleri teker teker burada ele alacağım…

Poyraz-Kısa Film (2006)

Resim
3. Akbank Kısa Film Festivali’nin kurgu bölümünde birinci olmuş bir filmdi Poyraz. İlk defa toplu gösterim esnasında izlediğimi hatırlıyorum. Semih Kaplanoğlu’nun Bal ile ilgili çekim öncesi görüşlerini okuduğumda aklıma gelen ikinci film Poyraz’dı. Kaplanoğlu, film ile ilgili olarak aşağıdaki görüşleri dile getirmişti. “Bal'da beni tahrik eden en önemli sinematografik unsur doğanın bir çocuğun gözünden ele alınacak oluşu. Ormanın çocuk tarafından metaforik algılanışı; özellikle tuhaf sesler, karanlık ve sebebi tam olarak bilinemeyen kıpırtı ve hareketlenmeler, sürtünme ve hışırtılar...” Poyraz’da da böyle bir anlatım tarzı var. Küçük bir köy evinde ailesiyle yaşayan küçük bir kızın gözünden doğanın tasvir edilişi, onun gözünden varlıkların algılanışı ve çocuğun büyüklerle olan diyalogu şaşırtıcı bir illüzyonla anlatılıyor. İllüzyondan kastım tabiî ki efektlerle yapılan dışarıdan müdahaleler değil. O zamana kadar farkına varamadığımız doğanın içerisindeki sesler ve insanoğlunun v...