Russian Woodpecker
Bazı ülkelerin ne çok acısı var. Ya da bazı milletlerin. Bitip tükenmek bilmeyen ızdıraplar, yaşanmışlıklar ve çekilenler. Korkular yapışıp kalıyor bazı milletlerin üzerine. Kenarda kendisi için biçilen kaderi bekleyen başka ülkeler için “kolay lokma” olarak görülen koskoca toprak parçaları. Ukrayna’da bunlardan biri. Avrupa veya Batı ile Rusya arasındaki bütün politik hesapların, ekonomik hırsların jeopolitik dengelerin ortasında kalan “Fransa kadar yüzölçüme sahip bir ülke”. [1] Bizim neslin Ukrayna ile ilgili kafasında iki olay var. Birincisi Çernobil Faciası. Belki de bizi de bir kıyısında etkilediği için çocukluğumuzun e kılacal damarlarına kadar sızmış bir “çayda radyasyon var” haberleri. Sonra bakan çıkıyor çayda radyasyon olmadığını kanıtlamak için bir bardak ince belli bardakta tavşan kanı Türk çayı içiyor. Devlet meseleyi böyle “incelikle” kapatıyor. Sonrasonda ise 90lı yıllarla beraber “hortlak” gibi üzerimize çöken kanser vakalarındaki artışlar. Kazım Koyuncu gib...