Kayıtlar

In den Gängen (2018)

Resim
Bana bir gökyüzü ver. Yıldızlara ulaşmak için basamak ol. Ölmek istemiyorum rafların arasında. Umudumun parlatıcısı ol. Rutinlerimi kır. Geleceğe birlikte yürümemize izin ver. Odamın duvarlarına yansıyan ışıkların içinde seni hayal ediyorum. Seninle bir ömür...

The Ballad of Buster Scruggs (2018)

Resim
Yorgunum. Gidecek hiçbir yerim yok. Günler birbiri ardına sıralanmış gidiyor ama her bir gün diğerinden daha da monoton. Öykülerim var biriktirdiğim yaşanmışlıklardan. Okuduklarım da oldu tabii.   Biraz da uydurduklarım.. Bir arabanın ardında devam eden bir yaşam benim ki… Yol alıyoruz. Yeni insanlar görüyoruz ve öyküler anlatıyorum. Hiçbiri ile bir kez bile diyalog kur(a)madığım binlerce insan var hafızamda. Soğuk kış gecelerinde yol kenarlarında kamp kurmuş insanlardan kendi hallerinde kasaba sakinlerine kadar bir sürü insan. Benim gibi ölmek isteyenine pek rastlamadım ama. Burası Vahşi Batı ölmek istemeseniz de sizi öldürecek o kadar çok insan var ki. Altın peşinde de ölebilirsiniz banka soygunu sonrasında da… Bazen kendinize yeni bir yaşam kurmak istediğin zaman öyle engellerle karşılaşırsınız ki o kurşunu beyninize sıkarsınız. Uzun ve sert geçer yolculuklar. Bu yolculuklarda sevebileceğiniz birilerine de rastlayabilirsiniz. Aşık olmak ister insa...

Kraftidioten (2014)

Resim
-Ne diye bu kadar kar yağıyor ki? Buna nasıl katlanıyoruz anlamıyorum. Her Allah'ın günü kar var. Kar refahtır. Refah içinde olan sıcak ülke yok ki. -Hava harika olunca refah içinde bir devlete de ihtiyacın olmuyor. O zaman muz topluyorsun ve işin bitiyor. Bali'de, Vietnam'da, Tayland'da insanlar kendi başının çaresine bakmak zorunda. İspanya g*te geldi. Portekiz g*te geldi. Aynı şekilde Yunanistan, İtalya g*te geldi. Bunlar hep sıcak ülkeler. Hastanelerde personel yok. Aileler yemek parasını ödemek zorunda. Güney Afrika zorda, Afrika zorda. California yakında iflas edecek. Güneş ya da refah. __________________________ - Hiç Norveç hapishanesinde kaldın mı? - Henüz değil. Kalmayı çok istersin. Yemekler güzel. Ortam sıcak. - Yemekler güzel mi? - İnanamazsın. Maaşlı işe giriyorsun orada. - Şaka yapıyorsun. Yemin ederim! Herkes arkadaş canlısı ve kibar. Gardiyanlar seni taciz etmez. Tecavüz yok. Mahkûmlar bile efendi....

Transit (2018)

Resim
Transit geçip gideceğiz bu dünyadan. Sanki son durak gibi gözüme göründü Marsilya Limanı. Sonra aralarda uğranacak transit geçişler için vize uğraşıları. Geçmişte olan bir hikayeyi aynen alıp günümüze uyarlamak ilk başta kafamı kurcalasa da sonra seviyor insan. hikayenin bir ucundan sende içine çekiliyorsun. Arap asıllı o çocukla Dortmund muhabbeti etmek ardından ona bir dondurma ısmarlayıp herhangi bir elçiliğin sırasında çile doldurabileceğimi düşündüm. Sonra vatansızlığı. umutsuz bir şekilde ülkenden ayrılmayı. Marsilya Limanından her gün bir gemi kalkıyor uzak diyarlara. İçinde özleyenler var, özlenenler de...

Doğu Demirkol'a Dair...

Resim
Geçenlerde arkadaşım, Doğu Demirkol'un Yetenek Sizsiniz isimli bir televizyon yarışma programındaki stand-up gösterisi esnasında protesto edilmesi buna rağmen gösterisine devam etmesi ile ilgili You Tube da dolaşan bir videoyu gönderdi. Videoyu Nuri Bilge Ceylan'a izlemesi için bir sinema yazarının gönderdiği ve Ahlat Ağacı filmi için işte tam aradığım karakter diyerek Demirkol'u Nuri Bilge Ceylan'ın oyuncu seçmeleri için davet ettiğine dair bir yerlerde bir şeyler okumuştum.(tam bir tevatür cümlesi oldu bu) Ahlat Ağacı'nın kahramanı Sinan Karasu'da da işte böyle bir özgüven söz konusu. Tek bir kitabı bile yayınlanmamış ama ünlü bir yazarla sohbet ettiğinde hiç geri vitese takmadan kendini ispata girişiyor. Böylelikle, hem karşısındakini kızdırıyor hem de bir zaman sonra kimsenin kendini tam olarak anlayamadığını zannediyor. bunun tek istisnası baba figürü karşısında tuzla buz olan Sinan Karasu figürü. Basılan kitabı da bir tek babası okumuş oluyor....

Aşkın Gören Gözlere İhtiyacı Yok (2017)

Resim
Kör olmak üzere olan bir polis tıpkı Onur Ünlü ’nün ilk yönetmenlik yaptığı Polis filmindeki Musa Rami’nin beyin kanseri olduğunu öğrendiği gibi.   Hiç görmeyen biri rüya nedir bilmiyor ama yıllarca görüp te sonradan kör olan bir kişinin yalnızca rüyalarda göreceğini düşünmesi insanı çıldırtıyor. Salim’de kör olacağını bildiği günden beri düpedüz çıldırıyor.   Takıntıları, sapkınlıkları, boşvermişlikleri gözlerindeki ışık azaldıkça iyice ortaya dökülüyor. Ertesi gün öleceğini bilen adam gibi son kez dünya gözüyle etrafındaki her kadınla yakınlaşmak istiyor. Eski karısının ona gösterdiği yakınlık bile onu etkilemiyor. Merhameti devre dışı. Saldırıyor. Saldırdıkça daha çok agresifleşiyor. Cinayeti çözmek istiyor mu derseniz onu da istemiyor. Deliriyor ve sonunda izleyiciyi de delirtiyor.

Arama Moturu (2016)

Resim
Bozkırın ortasında su, kadın ve define arayanların hikayesi. Kimi evlenmek, kimi zengin olmak kimi de topluma yararlı olmak. Bu film birçok kişinin hoşuna gitmiştir benim de gitti. Vakit geçirmek ve keyiflenmek için birebir. o yöreden amatör oyuncular değme profesyonel oyuncular kadar iyi oynamışlar.  Lakin benim bu filmde en çok dikkatimi çeken karakter Sefil Hasan. Zamanında köyünde çok yoksulluk yaşamış ve çareyi Almanya'ya gitmekte bulmuş. Orada zengin olmuş ve her yaz soluğu memleketinde almış. Ancak memlekete girişinden itibaren herkesin  sefil diye çağırması onu rahatsız ediyor. Takım elbise giyiyor ve Mercedese biniyor. Buna rağmen o sefillikten kurtulamaması garip davranışlara neden oluyor. Sefil Hasan bunaldıkça gıcır Mercedesi bir ıssıza çekip müziği de sona dayayıp başlıyor tek başına oyun havaları eşliğinde oynamaya. Stresini böyle atıyor. İçinden atamadığı bu aşağılık kompleksi ile köye kendini zengin Hasan olarak kabul ettirememe durumu müziğin sesi...